İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde tüm hakları saklıdır.

Öyle yalanlar vardır ki, günahı, söyleyen ağızdan ziyade onu dinleyen kulaktadır...


Sence neden böyle?
Neden başkalarının yaptıkları, ne düşündükleri senin için bu kadar önemli?
Neden başkalarının söyledikleri gerçeğin yerini alıyor?
Neden herkes haklı oluyor da, sen haklı olamıyorsun?
Neden daha önce başkaları tarafından onaylanmamış hiç bir düşünceye inanamıyorsun?
Neden kendi düşüncelerine bir türlü sahip çıkamıyorsun?
Neden sanki dünyadaki tüm düşüncelerin en uç noktasındaymış gibi, sürekli başkalarınınkine inanarak yaşamayı seçiyorsun.

Hiç düşündün mü? Belki de yepyeni bir düşüncenin başlangıç noktasında sen duruyorsun.

Yaşamak istediğin hayat gerçekten bu mu senin?

Farkında değil misin?
Her saniye, attığın her adımla;
Kendini yaratıyor ve şekillendiriyorsun.
Yaptığın tercihlerle kim ve ne olduğuna karar veriyorsun.
Kendi anlamını, biçimini ve amacını bu şekilde düşünerek mi yaratmak istiyorsun?

İnsanın yaptığı her özgür seçim ya sevgi ya da korku düşüncesinden doğarmış!

Korkuyu -senin de bildiğin gibi- yıllardır deneyimliyorsun.
Neden artık yüreğindeki sevginin sesine kulak vermiyorsun?

Hadi
Bırak artık dünyayı bir gölge gibi izlemeyi.
Sana önerilen ikinci el bir hayatı deneyimlemeyi.
Kendine, içinden geldiği gibi özgürce bir yol seç.

Gelecekse dünya bir gölge gibi senin peşinden gelsin.

16 Mart 2008
Haşim Arıkan


8 yorum:

Belgin dedi ki...

Biraktim artik dünyayi bir gölge gibi izlemeyi, aldim kendi elime, kendi hayatimi.
Yüregimdeki sevginin sesine kulak verdim veeeee karsimda sizin gibi degerli bir cok insani buldum:))
Sevgilerimle

YALNIZLIK OKULU dedi ki...

Hayat bir düşünce...Koca bir yalan koca bir düş aslında...Biz kendi çizgimizi oynadığımızı sanırken tammamen raslantı ve kaoslar içinde örülü olanı yaşıyoruz...Tam doğru yaptığımız hiç bir şey yok aslında...yaptığımız sadece bir yamalama işlemi...Hayatı yamalıyoruz hayatımızı....Başka hayatlar ekliyoruz kendi açıklarımıza acılarımıza kapatsınlar diye...başka sözcükleri seviyoruz başka yüzleri...Ama nereyi dikersek orası daha çok açılıyor...Göz yaşlarımız bazen içimize bazen dışımıza akıyor...çok konuşmakla susup oturmak arasında hiç bir fark yok aslında...Bakış açıları değiştiriyor farkı yada biz öyle sanmak istiyoruz...gülüşlerimiz var soytarı gülüşleri hani herşeyin içinde bir mutluluk arayışımız varya işte tüm yoklukları gizleme sığnakları...Herşey aslında yokluğa çıkıyor ama biz onu yoklukla doldurduğumuzu bilmeden koca bir yokluğu kaplamaya çalışıyoruz...

Her şey aslında yanlış…

Her şey aslında…

Her şey…

Her…




Teşekkürler Haşim aBi tüm yoklukların içinde bir umudu hala yeşertmeye çalıştığın ve bizimle olduğun için...

guguk kuşu dedi ki...

Bu dediklerini yapabilmek için belki en azından bir süreliğine yalnız kalmayı, sevilmemeyi, itilmeyi, kakılmayı göze almak gerekiyor. Bence değer.

sufi dedi ki...

Her şey aslında yok sandığımıza ait varlar. yok olan biziz de, aslında kendimizi varsayanlarız.Dilimizden dökülen sevgi de nefret te hepsi aynı kaynaktan."Siz istemeden dilinizden isteyen benim" diyorsa Kuran, sana o sözleri yazdıran sen misin bana bu sözleri yazan mıyım BEN?Sevgilerimle diyen de O, o zaman...

Filiz dedi ki...

Tamamen kişisel düşüncelerimin beni uç noktada göstermesininin korku değilde sevgisizlik getireceğini düşündüm. Sizin içten ve samimi bulduğunuz yorumumun kaldırılmasını talep etme sebebim yanlış hedefe yönlendirilme ihtimalinin telaşıydı belki de.
Dedim ya ben hep bu nokta da kaybettim.
Kısaca daha yumuşak bir dille ifade etmek gerekirse
belkide tarihe geçmek yerine tarihe geçecek kişiye ışık olmayı tercih ettim.


Sevgiyle kalın,dost kalın...

Su... dedi ki...

ne garip yerdedir yaşan başkası yazıyor siz benmi diye fısıldıyorsunuz karanlığa..

İnsan gerçeklerden hareketle hayatı idrak ettiğinde yapabileceklerim ve yapamayacaklarım diyor..

Yapabilceğim sınırsız bir sevgi,yapamayacağım sevgilinin yanında olmak..

Gerçek bu..

Ama diyinki bundan evvel siz kimdiniz?

Ben kim olduğumu henüz keşfetmmeiş olandım.

Aslında ellerimde tuttuğum pırıl pırıl bir güneşmiş,avucumu yakıyor ama kirli olamaz bu diyorum içimden..

Yahut hayatın öte yakasından henüz izlemedim kendimi..

Herne olursa olsun ben olmadan bilemeyecekler hiçbirsi..

Hayat bu..

Tıkanıyorsa boğazıma ,yalın ve duru kirlenmemek için çırpınan yanlarım..

nehiro dedi ki...

gölge olarak izlediğimiz şey aslında kendi bilincimizden başka bir şey değil...
Ve eğer bilincimizi ve düşlerimizi eğitelim diyorsanız...
Buna şu yaşadığımız günlerde sürekli isteri,psikolojik kriz halinde olan insanların bir an önce başlaması gerek...

Pırıltılı cadı dedi ki...

satırları okurken neden sorusuna korku dıye cevap vermısdım.

neden korkuyordukkı bız.. baskalarının golgelerınden.
yani hiç.. biz ben olmayı basarırsak baskaları hep uzakda kalır gölgelerıde uzanamaz bıze..
sevgıler
pırıltılı cadı

Bumerang - Yazarkafe
Related Posts with Thumbnails
Copyright © 2006-2015 Haşim Arıkan

İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.
Alıntılanan sadece yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde tüm hakları saklıdır.
Bu blogda yer alan tüm müzik, fotoğraf ve diğer telif hakkı içeren içerikler salt tanıtım amaçlıdır.

İletişim-1: inandigimmasallar@yahoo.com
İletişim-2: hasimarikan@hasimarikan.com