Kayıtlar

Ocak, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Paylaştıklarımızın bende kalan, ama derin, ama zamanla unuttuğum izleri...

Resim
Hani hayata dair sürekli bir şeyler anlatıyorsun ya bana.
Senin yaşadıklarını yaşamamam, senin hatalarını tekrarlamamam adına.
İzin verirsen ben de bir şeyler söylemek, aklıma takılan bazı soruları sormak istiyorum sana.
Beynimde henüz, yaşanmışa dair senin kadar çok düşünce biriktirmiş olmasam da.

Söyler misin?
Hayata karşı benim yerime sen savaşarak, beni kazandırabilir misin?
Benim acılar çekmemi, günahlara girmemi, sen engelleyebilir misin?
Benim yazgımı sen değiştirebilir misin?

Sen bu kadar müdahale ederken, ben;
Kendi yaşamımı yaşayabilir miyim?
Arayışlarımı özgürce devam ettirip, kendi yolumu bulabilir miyim?
Ruhumun özgün üslubunu yaratıp, bunu davranışlarıma özgürce yansıtabilir miyim?

Yoksa farkında değil misin hala?
Sevgi bağınla beni nasıl sıkı sıkı bağladığının!
Önerdiğin yaşamı yaşamam için beni ne kadar zorladığının!

Merak ediyorum, acaba hiç aklına gelmiyor mu, senin ben vakitlerin?
O vakitlerde, beyninin içinde uçuşan düşüncelerin...
Ve, benim aslında ne istiyor olabileceğim...

Ne is…

Hayatını sadece bilinenlerin yardımı ile yaşayabilir misin?

Resim
Sabahları ümitsizce uyanmak nasıldır bilir misin?
Kendini, yaşadığın hayatın esas kahramanı değilmiş gibi hissetmek.
Buna rağmen, mutlu olabilme umudunu koruyabilmek.

Gerçek ve düş oyununu bilir misin?
Sahip olduklarını red ederek, kendini hayal ettiklerine sahipmiş gibi göstermek.
İçindeleri yok etmek için kendini sürekli dışarıdan incitmek.
İnanmalarını ümit ederek insanlara gösterdiğin maskeye, kişiliğim demek.

Red edilme, dışlanma korkusu nasıl bir şeydir bilir misin?
Sürekli etrafındaki insanlara imrenmek, onlara benzemek için mücadele etmek.
Benzedikçe de, daha fazla imrenmek.

Düş kırıklığı neye benzer bilir misin?
Birgün, birileri tarafından inandırıldığın düşüncelerin aslında doğru olmadığını görmek.
Onların yarattığı boşluğu yine dışarıdan bulduğun başka düşüncelerle doldurmayı denemek.
İçindeki hazineyle iletişim kurmak yerine, kendini sürekli bu kısır döngüye hapsetmek.

Uzun zamandır gördüğün bir düşten uyanmak nasıl bir şeydir bilir misin?
Bir gün herşeyin değiştiğini, ama hiçbir şeyin d…

Dünden sonra, yarından önce, aşk…

Cümlelerin karşılıklı olarak bir ok gibi fırlatıldığı fırtınalı bir gecenin sabahında, sessizce yürüyorlardı arabalarına doğru. Fırtına artık yerini sessizliğe bırakmış, dün akşam birbirlerine kanıtlamaya çalıştıkları cesaretlerinin hiç bir anlamı kalmamıştı. Artık sessizliklerinin arasında hiç bir bağ bulunmuyordu. Şu an onları birleştiren tek nokta, ikisinin de kendini birbirlerinin yanında rahatsız ve tedirgin hissetmesiydi.

Genç adam arabanın kapısını açmakta olan kadının yüzüne kaçamak bir bakış fırlattı. Yaşadıkları her büyük kavga sonrasında olduğu gibi şu anda içinde ona karşı siddetli bir arzu hissediyordu. İçinden bugün keşke pazar olsaydı diye geçirdi. Dün gece yaşananlardan sonra bu düşündüğünü düşünmeye hakkı var mı diye hiç düşünmedi bile. Düşündüğü tek şey genç kadının şu anda acı çekiyor olduğuydu. Yine de onunla konuşma ihtiyacı duymadı. Ondan bir sıcaklık, yada bir duygu beklemiyordu...

Adamın kendisine yönelttiği bakışı fark etmişti genç kadın, ama bunu ona fark ettir…