Kayıtlar

Temmuz, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kim olduğumu nasıl unutacağımı bilemiyorum...

Bu kadar zor ve karmaşık olacağını söyleseler inanmazdım!

Kim olacağıma karar vermek!

Zormuş meğerse. Etrafımdaki herkes, nasıl olmam, nasıl yaşamam gerektiği konusunda bana sürekli ahkâm kesersen… Üstelik, kendimi nasıl hissettiğim konusunda hiçbir fikirleri yokken. Kendimi berbat hissettiğim zamanlarda beyninin içinde neler olup bittiğini hiç bilmezlerken.

Düşününce, insana en çok acı veren şey ise;

İnsanın kendisinin yetersiz olduğunun, içinden geldiği gibi, kaynağı tamamen kendisi olan düşüncelerle ve duygularla yaşamaya kalktığında, toplum içinde iyi bir konum elde etmesinin mümkün olmadığı, öyle yaşadığında iyi bir eş, iyi bir arkadaş, iyi bir dost olamayacağı, iyi bir çevre oluşturamayacağı korkusunun, hem de onu en çok sevenler tarafından, çocukluğundan başlayarak yavaş yavaş bilinç altına işlenmesi…

Bu düşüncelere dalmış amaçsızca yürürken, girdiğim kitapçıda, rastgele göz atmak için elime aldığım bir kitap, “ Eskiden kim olduğunu bilmek istersen şimdi nerede olduğuna bak, bu geçm…

Beni kısıtlayan, sınırlayan herşeyi alaşağı ettiğimde...

Resim
Hayatın bugüne kadar bana verdiklerini ve benim onlardan yapabildiklerimi düşünüyorum.

Onlardan bir şeyler yapmaya çalışırken, kendime koyduğum sınırları, kısıtlamaları, kuralları. Beni kısıtlayan, sınırlayan her şeyi alaşağı ettiğimde, içimdeki bastırılmış arzuların, ortaya çıkacak bozulmamış doğasının bana neler yaşatabileceğini...

Soruyorum kendime, hayatı büyük bir coşkuyla, karşı konulamaz bir tutkuyla yaşamaktan, hayatın iliğini kemiğini emerek doyuma ulaşmaktan ilk ne zaman, nasıl ve neden vazgeçtim ben diye. Eğer bu bir yetenekse, ben bu yeteneğimi ne zaman kaybettim. Hayatımın tek hakimi olduğumu, verdiğim kararların tüm sorumluluğunun bana ait olduğunu, hayatımı verdiğim kararlarla benim yarattığını, red etmeye ilk ne zaman ve neden başladım?

Çevremdeki insanları düşünüyorum. Acaba bugüne kadar bilerek yada bilmeyerek kimlerin hayatlarına dokundum, hangi keşifleri, hangi farkındalıkları için onlara yardım ettim, dünyada nasıl bir farklılık yarattım.... Eğer ben olmasaydım a…

Sen, gerçekten sen olabilir misin?

Kendini bu dünyada yalnız düşünebilir misin?
Seni gören hiç kimse yokmuş gibi yaşayabilir misin?

Sana öğretildiği için yıllardır tekrarlayıp durduğun her şeyi unutup, yaşadıklarına onları sanki ilk defa yaşıyormuşsun gibi heyecanla, coşkuyla yaklaşabilir misin?

Senden başka hiç kimsenin asla sana veremeyeceği şeye sahip olabilir misin?
Kendini, sadece bireysel beyninin düşünceleriyle sen yaratabilir misin?

Kaynağı sen olan arzuların peşinden koşabilir misin?
Ödüllerini kendine, sen verebilir misin? En büyük mutluluğu, hazzı kendinden aldığın bu ödüllerden çıkartabilir misin?
Sen kendini sevebilir misin?

Sen herşeyinle sadece sen olabilir misin? Sen kendine yetebilir misin?
Bunun gerçek olduğuna inanabilir misin?

09 Temmuz 2009 Haşim Arıkan

Sen tercihlerinin mi, yoksa vazgeçişlerinin mi bir eserisin?

Resim
Düşündün mü hiç? 
Bugün bulunduğun noktaya acaba nasıl geldin?
Bugünkü seni, hangi kararlarınla inşa ettin?

Hangi yola, sırf başka bir yoldan kaçmak için hiç düşünmeksizin girdin?
Hangi yolu, gerçekten istediğin için seçtin?

Hangi insanı, kendin için bir kurtarıcı gibi görüp hayatına dahil ettin? Hangi insanın, onu gerçekten arzuladığın için hayatına girmesine izin verdin?

Hangi yolu içindeki öfkenin, nefretin sesine kulak verdiğin için terk ettin?
Hangi yolu içindeki sükunetin, sevginin sesini dinleyerek seçtin?

İnandığın hangi yoldan sırf geçmişe ait acılarından kurtulmak için vazgeçtin?
Vazgeçmenin ağır yükünü kaldıramamaktan korktuğun için, hangi yanlış yola yıllarca tahammül ettin?

Düşündün mü hiç? 
Bugüne kadar sahip olduğun neleri tercihlerin yüzünden yitirdin?
Vazgeçtiklerin sayesinde bugün nelere sahip olabildin?

Sen tercihlerinin mi, yoksa vazgeçişlerinin mi bir eserisin?

Bugün ulaştığın noktaya seni getiren kararları verirken, acaba en çok hangisinden beslendin?
Düşündün mü hiç?
Bugüne kada…