24 Mart 2009

Hoşçakal...


Tek bir kelimedir aslında iki dudağın arasından çıkacak olan.
“Hoşçakal"
Dilin dönmez,bir türlü söyleyemezsin.
Arkanı dönüpte, bir türlü yürüyemezsin.
Tercihlerin seni ısrarla çağırır.
Vazgeçişlerin ise bırakma bizi diye sana yalvarır.
Kalakalırsın eşikte öylece.
Ne içeriye girebilirsin.
Ne de kapıyı çekip gidebilirsin.
Ne kazanırsın.
Ne kaybedersin.
Zaman akıp gider sessizce.
Sen, ben yaşıyorum sanırsın.

19 Eylül 2007
Haşim Arıkan

3 yorum:

Sishyphos dedi ki...

havada bir koku var.ki koku benim işimin bir parçası.gönülsüz bir gidiş mi acaba.ya da zorlanan bir gidiş.

her ne ise gidişin sebebi,bizlerin de gücüyle belki kalırsınız.ehh iyi de olur ruhani beslenmemiz açısından.
hadi kalın...

Filiz dedi ki...

En azından Hoşçakal,
Elveda kadar kesin bir karar değildir .
Kişiye düşünecek zaman tanır diye düşünüyorum...
Hani bazen kapıları tam kapamazda biraz aralık bırakırız ya..
Bu sözü Ebru diye bir arkadaşımdan duymuştum. Çok hoşuma gitmişti.
Umarım o kapı bir gün sizin kararınızla sonuna kadar açılır....
Unutmayın Elveda demediniz !!!!
Bu arada Sevgili arkadaşım Sishyphos :)
Seni burda gördüğüme hem çok şaşırdım hem de çok sevindim...
Demek ki, insanlar bir şekilde bir yerlerde buluşabiliyormuş...

y. dedi ki...

Fena halde gitmeyin istiyorum ama gönlüm sıkıntı duymanızdan yana da değil,bencillik edip kalın diyebilirdim ama diyemem hiç bencil olamdım hayatımda.Nasıl mutlu olacaksanız,ben öyle mutlu olurum ama kalsanız daha da mutlu :)

Öne Çıkan Yayın

Bu dünyaya asla öylesine gelmedin. Ve bir gün asla öylesine veda edip gitmeyeceksin...

Düşündün mü hiç? Seni her sabah yatağından neyin uyandırdığını? Hergün nereye doğru, neden gitmekte olduğunu? Bu hayatın ne için yaş...