Kayıtlar

Mart, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hatırlamaya uyanmak...

Resim
Öğlen yemeğimizi yedikten sonra birlikte Nero’ya kahve içmeye çıkıyoruz onunla. Kahvesinden bir yudum aldıktan sonra, gözlerini her zaman yaptığı gibi camdan dışarıya, uzaklara doğru daldırarak başlıyor yine zihninde dolanan düşünceleri cümleleştirip birbiri ardı ardına sıralamaya.

“Sana bir soru.” diyor, “Sence biz insanlar neden dünyaya geliyoruz? Birbirimize benzemek için mi? Hepimiz aynı olmak için mi? Neden sadece hepimizin inandığı şeyler gerçek? Bizim inandığımız, başkaları tarafından onaylanmamış şeyler neden gerçek dışı?

Biz insanlar ya kendi zihnimizin ürettikleriyle yaşarız ya da başkalarının zihnimizde yarattıklarıyla. Kendi zihnini kullanarak yaşayanlar kendini mutlu eder. Başkalarının zihninde yarattıklarıyla yaşayanlar ise başkalarını.

Bir çoğumuz pek fark edemese de hepimizin içinde derinlerde bir yerde hep spiritüel bir varlık olmanın mücadelesi var. İçimizde derinlerde var olan bilge zaman zaman bize kendini hissettiriyor. Ama sadece bir kısmımız toplum bilincini kırıp …