Kayıtlar

Mayıs, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Söylemek isteyipte, hep susup...

Resim
Düşünüyor(d)um,

O ezbere bildiğim, şartlı bir reflex gibi her daim dile getirdiğim, yıllardır kullanılmaktan aşınmış cümleler, tükenmiş kelimelerle...
Otomatikleşmiş, önceden kolaylıkla tahmin edilebilir düşüncelerimle...

Yapamadıklarımı…
Yapmadıklarımı…
Her niyetlenişimde, kendimi büyük bir başarıyla yapamayacağıma inandırdıklarımı…

Sürekli;
Kaçtıklarımı…
Saklandıklarımı…
Dışladıklarımı…

Unutmaya çalıştıklarımı…
Ertelediklerimi…
Vazgeçtiklerimi…
Bir türlü tamamlayamadıklarımı…

Göstermek isteyip gösteremediklerimi…
Söylemek isteyip, sadece susup kaldıklarımı…
Sırf istemediğim için kendimi mahrum bıraktıklarımı…
İnancımı yitirdiğim için kendime yaşattığım hayal kırıklarını…
İçimde itinayla gizlediğim yoksulluklarımı, zorbalarımı.

Mütemadiyen tekrar eden ruh hallerimi.
Her geçen gün biraz daha yorgunlaşan yorgunluğumu.

Hatırlıyorum.

Bildiğim ne varsa, hepsini vermek için yüreğimde hissettiğim o yoğun isteği.
Sadece bilmediklerimle kalabilmeyi arzulayışımı.
Kişiliğim diyerek kendimi içine kapattığım o hapisha…

O...

Resim
O,
Senin kendini açığa vurabilmene, gerçekte kim olduğunu anlayabilmene yardım edebilmek için girer aslında hikayene.
Ama sen onu, kendinden kaçabilmek için istemişsen,
Senin için, düşlediğin bir düşünceyle savaşın olabilir sadece.

O,
Senin ona karşı olan davranışlarının, duygularının, ardında yatan asıl niyetini keşfedebilmene yardım edebilmek için girer hikayene.
Ama sen onu sırf kendi rahatlığın, mutluluğun, güvenliğin yüzünden istemişsen.
Onu yetersizliklerini, sorunlarını, belirsizliklerini kapatma aracı olarak görmüşsen.
Senin için, düşlediğin bir düşüncenin ruhunda yarattığı bir sıkıntı olabilir sadece.

Onu daha hiç tanımadan, onunla yaşayacaklarının nasıl olacağının kararını verebilmişsen.
Onu sırf gereksinim duyduğun için yada bir fikre dayandırdığın için istemişsen.
O,
Senin için, düşlediğin bir düşünceyle çatışman olabilir sadece.

Sen içsel hareketlerinin, dalgalanmalarının farkına varmadıkça,
Düşünüş biçimini, yüreğinden geçenleri tam anlamadıkça.
Ondan yararlanma gereksi…

Hatırlamaya uyanmak...

Resim
Korkuyorsun!
Çünkü yavaş yavaş kendini hatırlıyorsun.
Zaman içinde o kadar çok uzaklaştırıldın ki kendinden, kendinle yeniden karşılaşmak heyecanlandırıyor seni.
İçine baktığında nasıl bir şeyle karşılacağını net hatırlayamamaksa korkutuyor.

Uyanıyorsun!
Kendi gerçeğine uyanıyorsun.
Kendi doğanı yeniden keşfediyorsun.
Aradığın herşeyin aslında senin içinde hep var olduğunu anlıyorsun.
Ama önce bildiğin seni unutman gerekiyor.

Fark ediyorsun!
Bugüne kadar sana öğretilenlerden daha farklı şeyler hissettiğini fark ediyorsun.
Bugüne kadar sana anlatılmış olanlar artık seni tatmin etmiyor.

Kendini fark ediyorsun.
O sürekli kaçtığın karanlık yanının da, aydınlık yanın gibi yine sen olduğunu.
Bugüne kadar hep dışarıda bıraktıklarının da aslında sana dahil olduğunu.
Birşeyleri dışarıda bırakarak, bir tarafını yok sayarak sen olamayacağını fark ediyorsun.

Öğreniyorsun!
Kendinle olabilmeyi öğreniyorsun.
Kendinle başbaşa kalabilmeyi, kendinle konuşabilmeyi, kendine anlayış gösterebilmeyi.
Yargıl…

İstersen sayfa sayfa oku kendi öykünü...

Resim
Yalnız değilsin.
Sen de herkes gibisin.
Senin de kafan karışık, sen de emin değilsin bildiklerinden.
Sen de sürekli güvende olmak istiyor, endişeleniyorsun.
Senin de acıların sürekli.
Sen de insanlığın öyküsüsün herkes gibi.

Bugüne kadar kimbilir kaç kişi, senin gibi ne acılar, ne sıkıntılar çekti.
Yaşadıklarından canı yandı, üzüldü, öfkelendi, isyan etti.
Neşe, haz ve sevginin parlayan alevleriyle herşey onun için yeniden canlandı.

Aslında yapman gereken tek şey, kendi öykünü öğrenmeye çalışmak.
Aradığın, merak ettiğin, endişelendiğin, sorguladığın herşey onun içinde gizli.
Kendini, ne olduğunu, belirsizliklerini, sorunlarını, bir türlü vazgeçemediğin güvende olma arzunu sen de herkes gibi onda keşfedeceksin.

İstersen sayfa sayfa oku öykünü.
İçindeki tüm acıları, endişeleri, sevinçleri, hazzı, mutluluğu yudum yudum tadarak.

İstersen red et onu okumayı.
Ben zaten hepsini biliyorum diye yaşadıklarınla inatlaşarak.

Belli mi olur? Belki de sen ilk bölümü bitirdiğinde çözersin öykünün ta…