İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde tüm hakları saklıdır.

İnsan kendini yenebilir mi?

Acı,
Korku,
Kıskançlık,
Öfke,
Izdırap,
……..,
Neler hissediyorsun onları düşününce?
Pek iç açıcı şeyler değil, değil mi?
Peki onların hepsi de senin zihninin birer ürünü değil mi?
Onlar;
Senin, geçmiş deneyimlerinden hareketle oluşturduğun düşünceler, geçmişte yaşadıklarının yineleneceğine dair olan beklentilerin değil mi?
Kısacası onların hepsi “SEN” değil mi?

Peki sence, bir insan kendini yenebilir mi?
Kendini bastırabilir mi?
Kendini yok sayabilir mi?
Kendinden kaçınabilir mi?
Kendini etkisiz hale getirebilir mi?
İnsanın kendi ürettiği şeyleri kendinden ayrı bir şeymiş gibi düşünmesi, onlarla mücadeleye girişmesi aslında ne kadar tuhaf değil mi?
Peki acaba yaşanılan bu tuhaf durum kimin eseri?
Böyle gelmiş, böyle mi devam etmeli?

Bu durum böyle gelse de, içinde barınan bu gerçeği bir çoğumuz bir türlü fark edemese ya da bilerek fark etmek istemese de, hepimiz için hayatının sonuna kadar böyle devam etmiyor.

Bir gün geliyor, hayat insana yıllar boyunca hep, yenmek, bastırmak, kaçınmak, yok saymak için uğraştığı bu düşüncelerin, aslında kendisinden başka bir şey olmadığını bir şekilde fark ettiriyor. Bunu belki bir kitap, belki bir dost aracılığıyla, ya da başka yollarla yapıyor. İşte o gün geldiğinde insan onlarla bir düşmanmış gibi mücadeleye girişmesinin ne kadar anlamsız olduğunu anlıyor. Mücadele edenle, mücadele edilenin aynı, yani kendisi olduğunu fark ediyor. Bunu anladığında da ortada ne bir mücadele kalıyor. Ne de mücadele edecek bir şey. O andan sonra artık tek bir şey hissediyor. O da onlara, yani kendine iyice yaklaşıp, yakından bakma isteği. Çünkü onlara iyice yaklaştığında onların, kendileri ile ilgili herşeyi, bütün çıplaklığıyla bize anlattıklarını anlıyor. Tümüyle orada olup, onlara bakıp, anlattıklarını kavradığında hepsinin bir sabun köpüğü gibi nasıl sessizce patlayıp ortadan kaybolduklarına hayret ediyor.

İnsan, kendini herşeyiyle tam bir bütün olarak algılayabildiğinde, kendine gören gözlerle bakıp, kendisi hakkındaki gerçekleri öğrenip kabullendiğinde, kendini olduğu gibi sevebildiğinde ortada ne bir sorun, ne de yenilmesi gereken bir düşman kalıyor.

21 Eylül 2008
Haşim A.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

çok doğru bi saptama gerçekten..elinize sağlık..aslı..

Haşim Arıkan dedi ki...

Çok teşekkürler. Sevgilerimle:))

Bumerang - Yazarkafe
Related Posts with Thumbnails
Copyright © 2006-2015 Haşim Arıkan

İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.
Alıntılanan sadece yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde tüm hakları saklıdır.
Bu blogda yer alan tüm müzik, fotoğraf ve diğer telif hakkı içeren içerikler salt tanıtım amaçlıdır.

İletişim-1: inandigimmasallar@yahoo.com
İletişim-2: hasimarikan@hasimarikan.com