İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde tüm hakları saklıdır.

Kim olduğumu nasıl unutacağımı bilemiyorum...

Bu kadar zor ve karmaşık olacağını söyleseler inanmazdım!

Kim olacağıma karar vermek!

Zormuş meğerse. Etrafımdaki herkes, nasıl olmam, nasıl yaşamam gerektiği konusunda bana sürekli ahkâm kesersen… Üstelik, kendimi nasıl hissettiğim konusunda hiçbir fikirleri yokken. Kendimi berbat hissettiğim zamanlarda beyninin içinde neler olup bittiğini hiç bilmezlerken.

Düşününce, insana en çok acı veren şey ise;

İnsanın kendisinin yetersiz olduğunun, içinden geldiği gibi, kaynağı tamamen kendisi olan düşüncelerle ve duygularla yaşamaya kalktığında, toplum içinde iyi bir konum elde etmesinin mümkün olmadığı, öyle yaşadığında iyi bir eş, iyi bir arkadaş, iyi bir dost olamayacağı, iyi bir çevre oluşturamayacağı korkusunun, hem de onu en çok sevenler tarafından, çocukluğundan başlayarak yavaş yavaş bilinç altına işlenmesi…

Bu düşüncelere dalmış amaçsızca yürürken, girdiğim kitapçıda, rastgele göz atmak için elime aldığım bir kitap, “ Eskiden kim olduğunu bilmek istersen şimdi nerede olduğuna bak, bu geçmişte kim olduğunun bir yansımasıdır. Eğer geleceğinin nasıl olacağını öğrenmek istersen, şu anda ne yapmakta olduğuna bak.” diyerek, evrenin muhteşem kurgusu içinde ona düşen rolle, sanki bir tesadüfmüş gibi bir şeyler anlatmaya çalışıyor bana. Sanırım insan bir şeye karar verip, ona doğru ilk adımını attığında, evrende onu, istediği şeye götürecek yolu hemen oluşturmaya başlıyor sessizce önünde. Bunu bir kez daha fark edince gülümsüyorum.

Kim olduğumu yavaş yavaş öğreniyorum.
Öte yandan, kim olduğumu nasıl unutacağımı hala bilemiyorum.
Ama hayata karşı açık olabilirsem, onun beni her zaman destekleyeceğine inanıyorum.

Beni artık, bende keşfetmek istiyorum.

28 Temmuz 2009
Haşim Arıkan

8 yorum:

beenmaya dedi ki...

ve sanırım bu "kim olduğumuzu öğrenme" eylemi hiç bir zaman tamamlanmayacak. kimi zaman eksilerek ve eksilterek, kimi zamansa çoğalıp çoğaltarak devam edecek...

Esmir dedi ki...

*Her şey inanmakla başlar!
Kim olduğunu unutmaya çalışmak yerine, kim olduğunu öğrenmek ve kendini yalın halde keşfediebilmek, hepsinden daha özel bir duygu olsa gerek!

*İnandığın yolda ve her şeyinle yalın halde bir tek "sen" olabildin mi! hayat zaten hep "seninle" olacaktır.

*Dündeki "sen" bu gündeki "ben'i" unutturmadığı müddetçe, yarındaki "sen", çok daha özgün bir "ben'i" yaratacaktır hiç şüphesiz!

Her zaman hep kendiniz olmanız dileklerimle...
(*) esmir

gereksiz adam dedi ki...

Şimdi nerede olduğuna bakınca, eskiden kim oldugunu anlamak kolay mı bu kadar?

Ya eskisiyle, yenisiyle düzmece bi hayatın içindeysen ve üstelik bilerek, isteyerek bunu yapıyorsan. Yani bugün bulundugun durumun yansıtacagı geçmişte aslında ''sen'' değilsin ki..

Birde bitmez o sağdan soldan söylenenler. Baksana ben bundan rahatsız olurken, aynısını yapmaya çalışıyorum.

insan işte, insan..

7.oda dedi ki...

ya çok değişmiş ve savrulmuşsan??

srh dedi ki...

Ne kadar baksamda hiç göremiyorum..

Adsız dedi ki...

Yazdiklarinizi okuyunca, size bir kitap önermek istedim:
M. Fatih Kocak: "Icimdeki Yolculuk"
Özlem

Berrin'deniz' dedi ki...

kim olduğumu unutmayı hayatımın hiç bir dönemınde bu kadar ıstememıstım..

sufi dedi ki...

Kim olduğumu anladığım gün BEN kalmayacak arada.Belki de en baştan başlayacağım hayata.

Bumerang - Yazarkafe
Related Posts with Thumbnails
Copyright © 2006-2015 Haşim Arıkan

İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.
Alıntılanan sadece yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde tüm hakları saklıdır.
Bu blogda yer alan tüm müzik, fotoğraf ve diğer telif hakkı içeren içerikler salt tanıtım amaçlıdır.

İletişim-1: inandigimmasallar@yahoo.com
İletişim-2: hasimarikan@hasimarikan.com