İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde tüm hakları saklıdır.

Ya o doğru kişi değilse!

Yüreğimdeki bir yığın enkazın altında sıkışmış bir duygu, yıllar sonra yeniden baş veriyor. Bunca yıldan sonra, birini düşündüğümde ilk defa bir gelecek hissediyorum. Düşüncelerim, duygularım birbirinden ayrılmıyor. Bedenim yıllar sonra ruhumun üzerinden bir ipek gibi yavaşça kayıyor. Yıllardır özenle içinde sakladığı ruhu çırılçıplak ortada bırakıyor. Ruhum yıllar sonra yeniden huzurla tanışıyor.

Ve ben… Bu defa geçmişe ait hiç bir acının onu yaşamama engel olmasına izin vermiyorum. Bu defa sonunda beni neyin beklediğini sorgulamıyorum. Bu defa yaşayacaklarımdan korkmuyor, sonuna kadar gitmek istiyorum. İlk defa sonu bugüne kadar yaşadıklarımdan farklı olmasa bile, bütün yaşadıklarımı seveceğimi, onları asla değiştirmek istemeyeceğimi hissediyorum.

Bu paragrafın ardından gözleri okuduğu kitabın satır arasına takıldı kaldı. Yanaklarından süzülmeye başlayan gözyaşlarını eliyle yavaşça sildi. Okuduğu bu satırların, ruhunun karanlık odasındaki yaktığı ışığı, bu defa hemen söndürmedi. Aydınlanan odada bir süre, etrafa saçılmış darmadağın duran geçmiş zaman kırıklarına baktı.

Ne kadar uzun zaman olmuştu. Birine “seni seviyorum” demeyeli. Bu sözü kullanmaktan hala nasıl da korkuyordu. Ne zaman niyetlense, aklına hemen “Ya o doğru kişi değilse?” sorusu gelip takılıyordu. Ya o doğru kişi değilse! Ardından da bu sefer içine bir kuşku düşüyor. “Ya doğru kişi tam önümde duruyor ve ben yine de ona söyleyemiyorsam?” diye endişeleniyordu?

Korkuyordu.
Yorgundu ruhu.
Zaman zaman kaçmak istese de herşeyi bırakıp ardında.
Kaçamıyordu.
Terk etmişti bir yerlerde kendini, bulamıyordu. Aslında bulmak için yeniden o bıraktığı yere geri dönmeye, onunla yüzleşmeye de korkuyordu.

Korkuyordu.
Yeniden birine alışmaktan.
Bir kez daha yalnız kalmaktan.

Korkuyordu.
Mutlu olabilme cesaretini bir türlü gösteremiyordu...

14 Mayıs 2009
Haşim Arıkan

13 yorum:

Evren dedi ki...

hep o korku değil mi kilit üstüne kilit vurduran :)

Bilge'lik Yolcusu dedi ki...

Sevgili Haşim,
Bir önceki yazında yazdığın gibi bu biraz cesaret işi...Yeni bir kişide eskileri sıfırlayıp giremiyoruz, ama bazen yakışıklı prensi bulmak için onlarca kurbağa öpmek zorunda kalır prenses...
Cesaret, korkmaya rağmen bir şeyi yapmaktır... ortak bir şeyler varsa eğer, denemeye değer. Belki de doğru kişidir....
Sevgilerimle...

şirinem dedi ki...

çok güzel yazmışsın kalemine sağlık ama hep içimizi kemiren acabalarla yaşayamayız doğru kişi olup olmadığını yaşayarak öğreneceğiz değilsede en azından pişmanlık duymuyacağız acaba o muydu diye :)

Belgin Tunalı dedi ki...

“Ya o doğru kişi değilse?” “Ya doğru kişi tam önümde duruyor ve ben yine de ona söyleyemiyorsam?” Yorgundu ruhu.
Korkuyordu ,yeniden birine alışmaktan.
Korkuyordu yeniden yalnız kalmaktan

Böyle revize eder gibi oldum affola.Cımbızladığım laflar aklımın karmaşası olacak çünki .Ama bazan bu soruları sorduracak insanlar bile zor çıkıyor karşımıza.Bana bu soruyu sorduruyorsa bir adam doğruya yakın tanımlarım.Artık benim kalbimin üzerine uyuşturucu sprey sıkılmış gibi çünki.Enteresan.

beenmaya dedi ki...

tuhaf ve bitmek bilmeyen bir çelişkidir bu. evet ya o doğru kişi değilse ve yine aynı şeyler yaşanırsa haklı bir çekincedir, korkudur belki. ama yaşamadan ve denemeden de o kişinin kim olduğunu bilemeyiz ki...

ve bir de yaşananın sonrasında kalan aynı bile gözükse aslında her yaşamın, her kişinin bizde bıraktığı izler farklıdır, ve her eksilmemiz aslında bir anlamda yaşamımızda bir artıdır görmeyi ve bu şekilde değerlendirmeyi becerebildiğimiz müddetçe. ve belki de ancak bunu becerebildiğimizde bir sonraki adım için çekince ve korkularımız bitmese bile gitgide azalır

efsa dedi ki...

aynen öyle bende korkuyorum malesef. :(

Ateş Böceği dedi ki...

Korkular insanı yiyip bitiriyor .Yaşamktan korkmak bende tıpkı böyleyim bırak sevmekten insan yaşamaya korkar oluyor br süre sonra .Yüreğinde ki korkuyu attığında kapında bekleyen hayalkırıklıklarını besliyormuşsun gibi geliyor .Tam ayaklarım yerden kesilecekken .İşte o korkular tutuyor beni dur şimdi değil biraz daha bekle zamanı var .Ama o beklediğim zaman ben gittikçe uzaklaşan anlarda gizli

guguk kuşu dedi ki...

Doğru kişiyi nasıl bulacağız ki, herşey bu kadar değişkenken ve biz kendimizi bu kadar az tanıyorken. Kime göre doğru olacak peki bu kişi, bana göre, genel toplum yargılarına göre?
peki ben bu kadar değişkenken ve o bu kadar değişkenken yarın yine birbirimiz için doğru kişi olabilecekmiyiz acaba?
hayat bu kadar değişken ve ölüm bu kadar yakınken, doğru kişiyi bulmak ne kadar doğru acaba?
insan yürekle sevilir akılla değil, bazen en yanlış insanı seversin, canını yakar, içini kanatır ama seversin, ben öyle sevdim....

kamikaze dedi ki...

yine harikaa ve sevgiyi bize dolu dolu hissettiren,hepimizin içinde olan ve cevaplamaya korktuğumuz ya da cesaret edemediğimiz soruları sorduran bir yazı.iyi kiii sizi tanımışım,iyi kiiii tekrar aramızdasınız Haşim bey.her insan doğru kişiyi arıyor aklında mutlaka bir profil oluyor hayalindeki insan hakkında,yaşamadan bilemeyeceğiz acısıyla tatlısıyla,iyi kötü yönleriyle yüreğimizin bir köşesine dokunan insanlar (sonu kötüde bitse) değerdir yaşamaya tabii guguk kuşu arkadaşımızın dediği gibi sürekli değişiyoruz,katılıyorum şu an çok çok sevdiğimiz ve sevildiğimiz karşılıklı olan bir sevgi bir an gelir maaalesef(umarım kimse yaşamaz) herhangi bir sebepten iki kişiden biri bitirmeye karar verir çünkü değişmiştir ilk günkü duygularının şiddeti ve derecesi azalmıştır.umarım hayatımız boyunca ,cesaretle eğer seviyor ve seviliyorsak şu anda sonnuna bakmadan doya doya yaşayalım.yarının garantisi yok.

bu arada Haşim bey eğer kabul ederseniz sizi mimledimdaha yeni olduğum için bilemiyorum mim konusundaki düşüncelerinizi ama gzüel bir konu.saygılarımla

kelebekmisali dedi ki...

doğru kişi değilse diye birşey yok ki seni seviyorum demek tamamen kendimizle ilgilidir. seviyorsak, içimizden geliyorsa söyleriz... zincir vurmamak lazım duygulara.doğru mu değil mi, öyle mi böyle mi, hede mi hödö mü fazla düşünmemek lazım

Fatih Altay dedi ki...

Kaybetme korkusu bulamama korkusu.. buldugunda farkında olabılmek.. ama su bı gercekki aşk kapıyı bi defa calar.. ewde yoqsan ertesi gun geri donmez.. we cok sık bulunan birsey olmadıgıda asikar.. pismanliklarla dolu bi ömürdense kesin sonucları bilmeli insan..

Zeugma dedi ki...

KISA VE ÖZ... derim ki ;
Çevremdeki örneklerden görüp anladığım doğrultuda genellikle ''yanlış insan'' oluyor bu..

Kutupyıldızı dedi ki...

Sevgili Haşim,
Öyle tesadüf çarptı ki yazdıkların ... Bir an kendi cümlelerimi okuyor gibi hissettim..
"Ya Doğru Kişi Değilse" diye sorgularken öyle çok ister ki yürek doğru olmasını.. sürekli "lütfen lütfen "diye mırıldanırken bulursun kendini..
Öyle zordur ki çünkü.. İlerdeki adım geride kalan adıma öylece bakar ve hazır yalnızlığa alışmışken korku galip gelip yeniden karışmak isteyebilir birbaşınalığa.. Sevgili Haşim, ben vazgeçenlerdenim.. Üzgünüm..

Bumerang - Yazarkafe
Related Posts with Thumbnails
Copyright © 2006-2015 Haşim Arıkan

İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.
Alıntılanan sadece yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde tüm hakları saklıdır.
Bu blogda yer alan tüm müzik, fotoğraf ve diğer telif hakkı içeren içerikler salt tanıtım amaçlıdır.

İletişim-1: inandigimmasallar@yahoo.com
İletişim-2: hasimarikan@hasimarikan.com