2 Mart 2008

Az biraz keşfediyor insan...

Kimi zaman kontrolünü kaybedebiliyor insan.
Canavarlarla savaşırken bir an da kendisi canavara dönüşüyor.

Bazı insanları istese de bir türlü sevemiyor insan.
Sevmesi en zor kişilerin aslında buna en çok ihtiyacı olanlar olduğunu o an fark edemiyor.

Zaman zaman tutamayıp kendini birilerine bir şeyler öğretmeye çalışıyor insan.
O zaman anlıyor ki aslında kimseye hiç bir şey öğretemiyor sadece içindekileri bulması için ona aracılık edebiliyor. Karşısındakinde olmayan bir şeyi ona veremiyor.

Sürekli bir şeylere sahip olmak için uğraşıyor insan.
Ama bir süre sonra, sahip oldukları ona sahip oluyor.

Yüzüne kapanan kapılara o kadar çok üzülüyor ki insan.
Onların ardından acı ve pişmanlıkla o kadar uzun süre bakıyor ki, o arada kendisi için açılan yeni kapıları göremiyor.

Hayatı ile ilgili sürekli planlar yapıyor insan.
Ama hayatı belirleyen anlar hiçbir zaman planladığımız anlar olmuyor.

Mutluluğu hep varış noktaların da arıyor insan.
Bu yüzden de yaptığı yolculuktan ne tad alıyor ne de ondan bir şey anlıyor.

Hayatı boyunca hep özgür olmak istiyor insan.
Ama ancak herşeyini kaybettikten sonra gerçekten özgür olabiliyor.

02 Mart 2008
Haşim A.

Hiç yorum yok:

Öne Çıkan Yayın

Bu dünyaya asla öylesine gelmedin. Ve bir gün asla öylesine veda edip gitmeyeceksin...

Düşündün mü hiç? Seni her sabah yatağından neyin uyandırdığını? Hergün nereye doğru, neden gitmekte olduğunu? Bu hayatın ne için yaş...