14 Mayıs 2011

Anılar kolleksiyoncusu...

Neden korkuyorum bu kadar seni düşünürken...
Seninle yaşadığımız mutluluk anlarını hatırlarken...
Bizimle ilgili gelecek hayalleri kurarken...

Zihnimde sürekli dönüp duruyor dünün artığı düşünceler.
Neden geleceği kendi tarzlarında renklendirmek için bu kadar mücadeleciler.

Ne zor bir şey, varsayım ve sonuçlardan hareketle bir gelecek hayal etmek.
Onun hem dünden farklı olmasını arzulayıp, hem de o sanki o güne kadar bildiklerinin içinde gizliymiş gibi düşünmek.
Bize aktarılmış yada bizim tarafımızdan kazanılmış deneyimler neden hep klavuzumuz rolündeler.
Neden eski yargıların sürekliliği sağlamak için bu kadar çok istekliler.
İnsanı ne çok yoruyor bu, düne bağlı düşüncelerin kendilerini sürekli geleceğe yansıtma mücadeleleri.
Hareketleri, hep bir ileri, bir geri...

Düşünüyorum.
İnsan yoksa bir anılar kolleksiyoncusu mu?
Hayata geliş nedeni deneyim biriktirmek mi?

Soruyorum kendime.
Geçmiş ölmeden yaşam kendini yenileyebilir mi?
Aradığım gerçekler yoksa sözcük ve düşünce aralıklarında bilginin bozamadığı sessizlikte mi gizli?
Sürekli, arzular, korkular, anılar, beklentilerden oluşan bir bulut içine gömülü olduğum için mi ben yaşamımda bir türlü yeni bir şey göremiyorum.

14 Mayıs 2011
Haşim Arıkan

Fotograf: Nae meorisokui jiwoogae

2 yorum:

cecil dedi ki...

anılar ve anlar..bazen bütün yasamimizi belirliyor..

Edebiyat Pusulası dedi ki...

geçmişin ulaşamadığı bir gelecekte yaşayabilmek...

Öne Çıkan Yayın

Bu dünyaya asla öylesine gelmedin. Ve bir gün asla öylesine veda edip gitmeyeceksin...

Düşündün mü hiç? Seni her sabah yatağından neyin uyandırdığını? Hergün nereye doğru, neden gitmekte olduğunu? Bu hayatın ne için yaş...