28 Aralık 2007

Öylesine...

Yağmurlu bir İstanbul akşamı.
Yoğun bir trafik.
Yeni yılı karşılama telaşındaki ışıl, ışıl, rengarenk, kokoş caddeler, sokaklar, dükkanlar.
Yeni bir yıla hazırlık.
Yeniden yeşeren umutlar,
Yeni kurulan hayaller.
Bembeyaz yeni bir sayfanın heyecanı.
Yepyeni bir başlangıç şansı daha.
Yeni yılda hayatına dahil olabilmek için sıralarını bekleyen yeni rol arkadaşların.

Biten bir yıl.
Bir yol sonu daha.
Yaklaşan bir veda vakti.
Belki biraz kırgın, belki de mutlu.
Ardında bıraktıkların.
Alıp kendine kattıkların.
Geride kalan gözyaşların, kahkahaların.

Yavaş yavaş inmekte olan bir perde.
Sana biçilmiş bir rol, bilmediğin bu role karşılık senin doğaçlama oynadıkların.

Yeni bir yıl.
Kendine aldığın yeni bir hediye.
Yeni bir CD.
İlk defa dinlediğin bir parça.
Tam da ihtiyacın olduğu bir anda.
Seni alıp bambaşka diyarlara götüren, seni etkileyen sözler.

Ben kimim?
Geçmişte neler gizli?
Yaşam başkalarına karşı oynanan bir oyun mu?
Benim rolüm ne?
Peki ya sen!
Şimdi nerede? Nasılsın?
Neler geçiyor göynünden?
Birbirimizi gerçekten tanıyor muyuz?
Sevmeyi biliyor muyuz?
Söyle bana, ben kimim?
Bakıpta görmediğim, duyupta dinlemediğim, arayıpta bulamadığım beni, bende keşfet.
Ben kimim?
Ben bir'im.

25 Aralık 2007
Haşim Arıkan


Çalan CD: İstanbul Lounge by Salih Saka

Hiç yorum yok:

Öne Çıkan Yayın

Bu dünyaya asla öylesine gelmedin. Ve bir gün asla öylesine veda edip gitmeyeceksin...

Düşündün mü hiç? Seni her sabah yatağından neyin uyandırdığını? Hergün nereye doğru, neden gitmekte olduğunu? Bu hayatın ne için yaş...