Hayatımı ben mi şekillendiriyorum, yoksa hayat mı beni?

Daha ne kadar sürecek bu;
Ne yaparsam yapayım içimdeki bir türlü doymayan açlık.
Neyi koyarsam koyayım bir türlü dolmayan boşluk.

Daha kaç kere tekrarlanacak bu,
Hakkımdaki fikirlerimle kendi önümü tıkayış.
Zihnimde kayıtlı düşünceleri terk ettiğimde, geriye bana kalan hiçliğimi, umutlarla, düşlerle kapatış.
En ufak bir kıvılcımda mutluluğun peşine takılıp, en küçük bir rüzgarda büyük bir acının içine batış.
En küçük bir kıvılcımla hayallere tutunup,ilk düşkırıklığında öfkeyle kavruluş.

Daha ne kadar sürecek bu;
Hayatın birbirine hep karşıt bir dizi arzular geçidi olduğunu unutup, onu tek bir kalıcı arzuya dönüştürmeye çabalıyış.
Sürekli tekrarlanan haz güvencesini mutluluk sanış.

Daha kaç kere tekrarlanacak bu,
Bir şeylerin peşine takılıp, ben’den sıyrılıp kaçıp, yolun sonunda ben’e yeniden kavuşuş.
Geçici olanın içinde tek kalıcı olana, gerçek olmayanın içinde tek gerçek olana her seferin de yeniden sımsıkı sarılış.

1 Ekim 2012 
Haşim Arıkan

Yorumlar

  1. Severek iki kez okudum ve düşündüm, düşündürdünüz! Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  2. aylar sonra merhaba :)) tam da bu yazdıklarınız yüzünden derin bir umutsuzluk içindeyim.bugün psikoloğumla randevum var. kendisine tam da bu cümleleri kuracağım. hayatımı ben şekillendiremiyorum.o beni alıp sürüklüyor.bu durumdan sıkıldım.

    YanıtlaSil
  3. Evet aylar sonra merhaba, yeniden bir şeyler yazabilmek güzel...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Birlikte düşünelim ister misin?
Okuduğun satırların sana nasıl ulaştığı, sende nasıl bir etki yarattığı benim için değerli?
Yorumun için şimdiden teşekkürler...
Sevgilerimle,

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bu dünyaya asla öylesine gelmedin. Ve bir gün asla öylesine veda edip gitmeyeceksin...

BİTTİ...

Geçmiş olan ben'in, şimdiki ben'den ne istediğini aslında biliyorum!