Başarısız olduktan veya red edildikten sonra bile denemek...
Sıkıntılı bir şekilde saatlerdir oturduğu koltuktan ayağa kalktı. İçinin daraldığı zamanlar da hep yaptığı gibi, oda da ki kitaplığa doğru yürüdü. Önüne ilk gelen raftan rastgele bir kitap seçti. Kitabın herhangi bir sayfasını açıp, o sayfada gözüne takılan ilk paragrafı okumaya başladı. “ Yaralandıktan ya da kaybolduktan sonra sevmek. Hatta başarısız olduktan veya red edildikten sonra bile denemek.” (1) Yine her zaman olduğu gibi, nasıl olupta ruh haline uygun bir paragraf seçtiğini düşünüp gülümsedi kendi kendine. Belki de bunu ona, ne zaman ihtiyaç duysa, varlığını hep yanında hissettiği, o ilahi güç yaptırmıştı yine. Her zamanki gibi gösterişsiz bir şekilde. Sanki bir rastlantıymışcasına. Camın önündeki koltuğuna oturdu. Sokak lambasının kendini bile aydınlatamayan o cılız ışığına takıldı gözleri. O gece, bu sokak lambasının kendini bile aydınlatmaktan aciz, o cılız ışığının yardımıyla, bugüne kadar yaşadığı hayatı gün ışığına çıkarmak, ondan geriye elinde kalanlara bakmak istedi. ...