Aşktan artakalan...
Aynada makyajını silerken “Tebrikler” dedi. “Bugün çok başarılıydın, onun karşısında güçlü ve mağrur kadını oynarken. Oskarlık bir performanstı sergilediğin. Gözünden tek bir damla yaş bile gelmedi. Peki onun karşısında ağlamadın, ağlamamalıydın. Artık evde ve yalnızsın hala neden ağlayamıyorsun? Kime, neyi ispatlamaya çalışıyorsun ki? Hala anlayamıyorsun değil mi, kendine nasıl ihanet ettiğini? Şu haline bak, kendinle ilgili beyninde oluşturduğun imajlar yüzünden ayrılık acısını bile dolu,dolu, özgürce, dibine kadar yaşayamıyorsun. İşte bu yüzden yaşadığın her şey, hep eksik, hep yarım. Hepsi içinde tutuklu. Hepsi senin tarafından tamamlanmayı, en sonuna koyacağın noktayı beklerken, her gün biraz daha çürüyorlar. Kendini her geçen gün biraz daha dolan, bir duygu çöplüğüne dönüştürdüğünün farkında değil misin?” Gözlerini kapattı. Ellerini avuç içleri, ağzını ve burnunu kapatacak şekilde yüzünde birleştirdi. İşaret parmaklarıyla bir türlü boşalamayan göz pınarlarına dokunurken, önce ...