Kayıtlar

Muhteşem alıntılar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Neyi dinliyorsun?

Neyi dinliyorsun? Notaları mı? Yoksa notların arasında ki sessizliği mi? Sessizlik olmasa o notalar var olabilir miydi? 4 Eylül 2011 Haşim Arıkan Bir kaç yıl önce okuduğum bir kitaptan aklımda kalanlar.

Sanki bir yere yaklaşır gibi göğsü artan bir heyecanla kalkıp iniyordu.

Nutuk’un kaleme alındığı günlerde Atatürk sofrada imkan buldukça okurdu onu etrafındakilere, okuduğu yerlerde zaman zaman heyecanlanır, coşardı. Tabii hepsini tek başına sonuna kadar okumasına imkan yoktu. Birkaç gün sonra Kâtib-i Umumi’sine, köşk mensuplarına ve yakınlarına okutuyordu. Günlerce sürdü bu okuma. Sonuna doğru gelirken Kâtib-i Umumi’sine “Ver buraları ben okuyacağım” dedi. Sanki bir yere yaklaşır gibi göğsü artan bir heyecanla kalkıp iniyordu. O nereye geleceğini biliyordu. Sofrada olanlar adeta soluk almıyor, O’nun o görülesi halini heyecanla izliyordu. Bir anda sesi değişti, yüzü kıpkırmızı oldu. Coşkulu ama şiirsel bir ifade ile bağırarak, “Ey Türk Gençliği Birinci Vazifen” diye başlaması ile gözlerinin dolması ve yaşların damla damla süzülmesi bir oldu. Bir yandan o vakur sesiyle okuyor, bir yandan da ağlıyordu. Tabii oradakilerin hepsi de, hepimiz de ağlamaya başladık. Sen Türk Milleti için ne büyük bir şanstın Atam. Sen herşeyinle, çok, çok farklıydın. Seni unutabi...

Atatürk'ten anılar...

Bugün 10 Kasım. Ona olan büyük sevgimizi, onun yokluğunun bize yüklediği acıyı, kalbimizde çok daha yoğun hissettiğimiz bir gün, bugün. Onun, bu millete, bu ülkeye kazandırmış olduklarını, bu ülke, bu millet için göze aldıklarını hiç bir şekilde değiştirmeyecek olan insani yönünün tartışıldığı bugünlerde, onun farklılığını, farkını daha iyi anlayabilmek için ondan bize kalmış bir kaç küçük hatırayı daha size aktarmak istiyorum. Atatürk, yurdumuzu ziyaret etmekte olan Yugoslav Kralı Aleksandr ile, İstanbul'da Dolmabahçe Sarayında konuşurken, konuk kral: 'Ekselans' dedi. 'Biz Türkler'i çok severiz. O kadar çok ki, zamanında Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda Lloyd George Batı Anadolu'yu Yunanistan'a önermeden önce bize önermişti. Fakat biz Yugoslavlar, Türkler'i çok sevdiğimiz için Lloyd George'un bu önerisini kabul edip Anadolu seferine çıkmadık.' Atatürk, kralın bu sözlerine şu yanıtı verdi: 'Haşmetmaap, önce bize karşı olan sevginize teşe...

Atatürk'ten hatıralar

Bugün 85. yıldönümünü kutladığımız Cumhuriyet'imizi bize armağan eden büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün anısına, onun büyüklüğünü, farklılığını bir kez daha anlayabilmek için ondan bize kalmış bir kaç küçük hatıra. Atatürk'e birgün , renkli olarak çizilmiş, devlet arması için biçimler getirmişlerdi. Bunlarda egemen olan öğe ya kurt başı ya da ay-yıldızdı. Ressamlarımızın bulduğu bu armaların hiçbirini, Atatürk, kurduğu devletin Cumhuriyet arması olarak kabul etmedi. Bu armalara, düşünerek defalarca baktı. Sonunda “Bunların hiçbiri bugünkü dünyamızın içinde kurulan yeni bir devletin arması olamaz. Devlet armasını, simgesel bir insan başı temsil etmeli” dedi. Bu konuda yaptığı açıklama şöyleydi: “Bu dünyada herşey insan kafasından çıkar. Bir insan başının ifade edemeyeceği hiçbir şey düşünemiyorum.” Böylece o zaman, Atatürk’ün onayından geçmiş bir Cumhuriyet devleti armamız yapılamadı. Bir gün Atatürk, tarihle ilgili kalın bir kitap okuyordu. Öylesine dalmıştı ki, çevresi...