Kayıtlar

Hayatın içinden sinemaya yansıyanlar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bab' Aziz

- Hassan, seni bekliyordum. - Beni mi bekliyordun? - Ölümüme şahit olman için. - Neden ben? Ben ölümden çok korkarım. - Bu yüzden. Annesinin karnında karanlıklar içinde yatan bir bebeğe; “Dışarıda ışıkla dolu bir dünya var. Yüksek dağlar, büyük denizler, sonsuz ovalar, çiçek dolu bahçeler, dereler, yıldızlarla dolu gökyüzü, sımsıcak güneş.... Ve sen dışarıda bunca harika şey varken burada karanlıkta kalmışsın...” dersen. Doğmamış çocuk bu harikalardan habersiz olduğu için hiçbirine inanmaz. Aynı bizim ölüm için düşündüklerimiz gibi.. Hepimiz bu yüzden korkuyoruz. - Ama ölümde ışık olmaz. Çünkü o herşeyin sonu. - Ölüm neden hiç başı olmayan bir şeyin sonu olsun. Hasan evladım benim düğün gecemde mutsuz olma. - Senin düğün gecen mi? - Evet. Sonsuzlukla düğünüm. Bab' Aziz filminden alıntı... 23 Şubat 2009 Haşim A.

Hayatımın en önemli anlarına tanık olmadım!

Resim
Dinle! İçimde dışarı çıkmak isteyen şeyler olduğunda yazarım. Seninde çıkartmak istediklerin var. Bu yüzden sen de yazacaksın. - Ne yazacağım? - Yazman gerekeni. Eski bir söz vardır “Tahta ile ilgili büyük gizem, nasıl yandığı değildir, nasıl yüzdüğüdür.” Anladın mı? - Hayır. - Her şeyin bir iyi bir de kötü yanı vardır. Yok edeni mi yoksa iyileştireni mi görmek istiyorsun… Bu senin kararın. Bu haftanın filmi "Fugitive Pieces" den alıntı.. 07 Aralık 2008 Haşim A. Fotograf: Bu haftanın filmi "Fugitive Pieces" den.

When Nietzsche wept

Resim
- Siz de ölüm korkusu duyuyor olmalısınız? - Elbette öleceğiz. Ama doğru zamanda ölmek. Ölüm sadece, insan yaşamını gerçekten tamamladıktan sonra gelirse taşıdığı dehşeti yitirir. Siz yaşamınızı tamamlayabildiniz mi? - Bir çok şey başardım. - Ama kendi hayatınızı yaşadınız mı? Yoksa hayat mı sizi yaşadı? Hayata bakarsın acı içinde. Bazı hayatlar senin içindir asla yaşayamadığın… - Ben hayatımı seçmedim. Bir ailem var. Hastalarım. Öğrencilerim. Artık çok geç. - Size nasıl farklı yaşayacağınızı söyleyemem. O zaman başka birinin tasarladığı bir yaşamı yaşıyor olurdunuz. Ama size belki bir hediye verebilirim Joseph. Düşüncelerimden bir tanesini. Karşına bir cin çıkmış olsaydı size şu anda ki yaşamınızı, geçmişteki yaşamınızı tekrar yaşayabileceğinizi hatta defalarca yaşayabileceğinizi söyleseydi, yine de yeni hiç bir şey olmazdı. Her acı, her mutluluk, her sözcüklerle ifade edilebilecek kadar küçük ya da büyük şeyler, hepsi size geri dönecekti. Aynı sıra, aynı düzenle. Tekrar, tekrar...