20 Mayıs 2026

Geçmiş olan ben'in, şimdiki ben'den ne istediğini aslında biliyorum!

 


İnsanın hayatta bir şeylere tutunmaya, zihninde sürekli hayata dair kendini rahatlatacak yeni düşünceler, tanımlar, kayıtlar oluşturmaya gerçekten de ihtiyacı var mıdır?
 
Bir insanın yaşadığı hangi deneyimler doğru, hangi deneyimler yanlıştır?
Yaşadığımız deneyimleri doğru ya da yanlış yapan, sürekli geçmişten beslenen zihnimizin, onları dünün filtresinden süzerek yüklediği anlamlar mıdır?
 
Biz her ne kadar hayatımıza dair önemli kararları kendimizin verdiğini zannetsek de;
 
Aslında verdiğimiz o kritik kararlar, biz doğmadan önce hazırlanan reçetemizdeki formüle göre, zamanı geldiğinde zihnimizde sessizce baş veren, hikayemizin kaçıp kurtulamayacağımız kilometre taşları mıdır?
 
Hayatı gerçekten de yaşamış diyebileceğimiz o insan!?

Hayat boyu zihninde en fazla anıyı anlamlandırıp, biriktirmiş olan mıdır?
Yoksa yaşadığı anları daima duyusal olarak yaşayıp, onları bütünleyip, duygusal çemberlerini tam kapatıp, onları geçmişte bırakmayı başarabilmiş olan mıdır?

Bir insanın hayatta kendisine verebileceği en büyük hediye;

Olmuş olan ile olacak olan arasında,
Olanları hiç hatırlamadan yaşayabilmeyi başarmak mıdır?

Haşim Arıkan
 


Fotoğraf: Unsplash / Marc-Olivier Jodoin


Hiç yorum yok: