Hayat gerçekten de böyle mi yaşanmalı sence?
Düşündün mü hiç? Doğduğun günden bugüne, içinde yaşadığın toplumla nasıl her gün biraz daha burularak sarmal hale geldiğini, getirildiğini. Gerçekten de olması gereken bu mu sence? Sürekli birilerine bağımlı olarak yaşamak! Kendini sürekli başkalarında aramak! En değerli, en önemli ilgilerini hep başkalarının içine yerleştirmek! Kendi bireysel beynini kullanmak yerine,birbirinin kopyası hayatlar yaşamaya çalışmak! Kendi ruhunun sana yetemeyeceğinden korkmak! Attığın, atacağın her adımda sürekli başkalarının onayına, onlardan gelecek motivasyona ihtiyaç duymak! Farkında mısın? Nasıl da kuvvetli bir ağ oluşmuş çevrende. İplerin bir ucu sana bağlı. Diğer uçları ise, herkesin elinde. Herkes senin efendin. Sen kendinden sürgün, gönüllü bir köle. Kendine sordun mu hiç? Benim bugüne kadar hiç gerçek kişisel bir arzum oldu mu, ben bugüne kadar diğer insanlardan hiç etkilenmeden, onların beğenilerini önemsemeden, sırf içimden geldiği için, neler hayal ettim, neler arzuladım diye? Merak etmiyor ...