Düşündün mü hiç? Bugün bulunduğun noktaya nasıl geldin? Nelerden, ne için vazgeçtin? Nelere sahiptin, sen neyi seçtin? Tercih ve vazgeçiş ipleriyle dokuduğun hayat hikayene, kararlarınla, acaba nasıl bir desen verdin? Hayata tutunabilmek için hangi kolektif yalanlara inanmayı seçtin? Dünyada kendine bir yer edinebilmek, varlığını çevrene kabul ettirebilmek için, hangi gerçeklerinden vazgeçtin? Kaçıp kendini kurtarabilmek için, hangi yoldan hiç düşünmeden vazgeçtin? Hangi yolu, yüreğinin sesini dinleyerek, hissederek, inanarak seçtin? Bitmesini istemediğin hangi ilişkiden yüzleşmekten korktukların yüzünden vazgeçtin? Vazgeçmenin bedelini ödemeyi göze alamadığın hangi ilişkilere yıllarca tahammül etmeyi seçtin?
Düşündün mü hiç? Sence, hayat deneyimi dediğimiz şey, İçeriden dışarıya doğru mu, Dışarıdan içeriye doğru mu, Ortaya çıkıyor? İnsanın hayatında sürekli benzer hikayeleri yaşaması, Bu deneyimlerden mi, Yoksa bu deneyimlerle ilgili olarak kendimizi iyi veya kötü hissetmemize neden olan yorumlarımızdan mı kaynaklanıyor? Kendini tekrar eden hayatımızın değişebilmesi için, Yaşadığımız deneyimlerin mi, O deneyimlerle ilgili yorumumuzun mu değişmesi gerekiyor? İnsan kendini görmeden, kendisi için yaşamaya çalıştıkça aslında kendini ne kadar çok yoruyor.