Kayıtlar

Ah o dialoglar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bazen zordur kadını anlamak...

- Biliyorum benden nefret ediyorsun artık sen! - Allah aşkına nereden çıkarıyorsun bunları? Hayır canım ben senden nefret etmiyorum. - Belki de asıl sorun bu! Neden benden nefret etmiyorsun? - Senden neden nefret edeyim ki? - Bana birşey vermiş olmak için! - ……. - Canını sıkan bir şey mi var senin? - Hayır hiç bir şey yok. Ne olabilir ki? Herşey o kadar mükemmel ki! Bana hiç bir şeyin hesabını sormuyorsun bile! Daha ne isteyebilirim ki? - O zaman neden bu kadar sinirlisin? - Allah kahretsin bunu bana saygı duyduğun için mi yoksa beni artık değersiz bulduğun için mi yaptığını anlayamıyorum. Bu da beni deli ediyor! - ……. - Bana neden bu kadar kızıyorsun hiç anlamıyorum! Benden ne istiyorsan artık sana onu veriyorum. - Yine saçmalamaya başlama lütfen. Ben senden ne istedim ki? - Yıllarca beni kendine benzetmek için uğraşmadın mı? Sen neysen ben de o oldum işte. Sana seni yansıtan bir ayna. Şimdi kendi yansımandan, kendi yankından neden bu kadar rahatsız oluyorsun ki? - ……. 22 Temmuz 2008 ...

Ben Mars’lıyım abi benden adam olmaaaaaaz...

Kadın: Alo, müsait misin? Kendimi hiç iyi hissetmiyorum. Biriyle konuşmaya ihtiyacım var. Biraz konuşabilir miyiz seninle? Adam: İçinden "Ah be canımıniçi sen ne zaman iyi oldun ki." Müsaitim canım, müsaitim ben. Seni dinliyorum. Kadın: Yine her şey üst üste gelmeye başladı bu ara nedense. Ben mi yanlış anlıyorum insanları. İnsanlar mı beni yanlış anlıyor bilemiyorum. Allah aşkına sana az önce attığım maili okudun mu? Gördün mü neler yazmış bana. Ben bunu mu hak ediyorum? Adam: Bitanem senin yaşamını ben neye benzetiyorum biliyor musun? Karanlık bir oda da ve oda da var olduğuna inandığın simsiyah bir kedinin sana her an saldıracağını düşünerek mütemadiyen tetikte yaşıyor gibisin. Üstelik oda da büyük olasılıkla o simsiyah kedi yok. Yani boşu boşuna kendini geriyorsun. İnan ben o bahsettiğin mail de sorun edilecek hiç bir şey görmedim. Kadın: Ne demek şimdi bu? Lütfen daha açık konuşur musun benimle? Adam: Canım her zaman ki gibi yine hemen kızmaya başlama lütfen. Neden ...

Ben inandığım masalları mı anlatıyorum, sen kendininkini yaşıyorsun!

Adam: Bu şekilde konuşarak ne büyük bir günah işlediğinin farkında değil misin? Kadın: Günah diye bir şey yoktur! Adam: Günah diye bir şey yok mu dur? Ne dediğinin farkında mısın sen? Kadın: Anlamıyorsun değil mi hala? Günah sadece senin kafanın içinde, günah sadece senin düşüncelerinde. Adam: Çok fazla ileri gidiyorsun. Bu şekilde konuşmayı bırakıp bir an önce Tanrıdan af dilemelisin. Kadın: Tanrı hiç bir zaman affetmez. Çünkü o hiç bir zaman bizleri kınamaz. Onu o kadar yanlış tanıyorsun ki. Tanrı her zaman sadece bizim mutlu olmamızı ister. Adam: Lütfen artık devam etme Tanrı seni duyuyor. Kadın: Evet doğru söylüyorsun. Tanrı beni her zaman duyar ve her zaman bana sevgiyle gülümser. Adam: Yeter artık sus. Daha fazla günaha girme. Bir an önce dua et ve Tanrıdan af dile. Kadın: Neden Tanrıya bir ebeveyn rolü yansıtma ihtiyacı hissediyorsun? Neden ödüllendiren, yargılayan ve cezalandıran bir Tanrı ortaya çıkarmak, sevginin çerçevesinde korkuya dayanan bir gerçeklik yaratmak i...

Spiritüel adamın espritüel karısı...

Kadın: Biliyor musun? Herkes son günlerde bende gözlemledikleri büyük değişimin sırrını soruyor bana. Onların bu ilgisi ve merakı inanılmaz hoşuma gidiyor. Adam: Hayatım bence insanların senin hakkında düşündüklerine odaklanmak yerine kendin hakkında düşündüklerine odaklanmalısın. Kadın: Canım sen iyi misin? Hem şu elindeki kitabı artık bırakıp birazcık da benimle ilgilenebilir misin? Biliyor musun biz sanırsam evliyiz seninle? Ben kime konuşuyorum acaba? Delirtecek beni bu adamın, bu halleri. Allahım neydi suçum neden bana bunu layık gördün. Ne günah işledim de ben bu cezayı hak ettim. Adam: Biliyor musun? Senin hatan bu işte. Sen Tanrı’yı sanki senin ebeveyninmiş gibi düşünüyorsun. Ondan hep ödüllendirmesini, yargılamasını ve cezalandırmasını bekliyorsun. Ama inan bana sen Tanrı'yı çok yanlış tanıyorsun. Kadın: Söyler misin, daha ne kadar sürdüreceksin bu işkenceyi? Kafanda bununla ilgili belirli bir süre var mı? Adam: Sana bir tavsiye, hayatını beklentisiz, sonuçlara ihti...

Ah be İstanbul!

Adam: Allah kahretsin şu trafiğin haline bak ya. Lanet olsun... Bu şehirde bütün ömrümüzü yollarda heba ediyoruz. Nedir bu İstanbul’un trafiğinden çektiğimiz. Gece aynı kardeşim, gündüz aynı. On dakikalık bir yolu bir buçuk saatte ancak gidebiliyoruz. Kadın: Sinirlenme aşkım boşver. Hem alış artık canım sende buna. Bak yavaş yavaş akıyor. Hem acelemiz de yok. Bir yere de yetişmiyoruz. Dur radyoyu açayım ben sana. Radyo: Deprem uzmanı Jeolog Prof. Dr. Celal Sengör, olası Marmara depreminin 7.6 siddetinde olmasının beklendigini belirterek............ Adam: Yahu üstünden aylar yıllar geçti. Ara ara hortlatmasalar olmaz şunu. Yine başladılar deprem tantanasına. Durduk yerde gerim gerim geriyorlar sadece insanları. Sonra da ne huzur bırakıyorlar, ne uyku insanda. Ne olacaksa olsa da bir an önce kurtulsak hepimiz. Kadın: Dur ben sana şimdi müzik açıyorum. Boş ver haberleri. Dediğin gibi zaten hep aynı haberler. Aşkım diyorum ki bugün seninle şöyle boğazda başbaşa bir yemek yesek. Ne dersi...