31 Aralık 2025

Bir tarafa kazandırıp, diğer tarafa kaybettirmeyen güçlü bir duygu!

 

Yalnızlığının lüksü içinde yaşadığı çatı katındaki dairesinin camından, akşam karanlığının çökmekte olduğu şehire doğru baktı...

Binaların yavaş yavaş yanan ışıklarının, şehrin sülietini oluşturmalarını izledi bir süre, keyifle. Sonra müzik setine doğru yöneldi. Son bir kaç gündür değişmeyen cd’yi bir kez daha kutusundan çıkartıp, cd çalara yerleştirdi ve sesini çok hafif açtı. 

Odanın içine yayılmaya başlayan müziğin tınıları, onun kulaklarına ulaştığında büyük bir keyifle gözlerini kapadı. Çalan parçanın o inanılmaz güzellikteki giriş bölümü bitene kadar, sanki bestecisine karşı bir saygı duruşunda bulunurcasına, olduğu yerde hiç kıpırdamadan durdu ve dinledi…

Parçanın giriş bölümünün sona ermesi ile birlikte, şehrin sülietine bakan koltuğuna oturdu. Çöken karanlıkla birlikte, binalardan kaldırımlara dökülmeye başlayan ışıkların altında, elele yürümekte olan çiftleri takip etti gözleri. 

Yaşadıkları, yaşamakta oldukları aşkları, aşklarına yükledikleri anlamları düşündü

Bu düşüncesinin sonuçsuzluğunu fark edince de, gülümsedi ve başkalarının yaşadıklarını anlamaya çalışmak yerine, kendisinin uzun süredir uzak kaldığı bu harika duyguyu kendince tanımlamaya çalıştı.

Uzun zamandır aşık olamadığı için mi, aşka çıkar karıştırıldığını düşündüğünü, yoksa aşkın içinde var olan çıkar ilişkisi yüzünden mi artık aşık olamadığını düşündü. 

Bir karar veremedi…

27 Aralık 2025

Değişmek zor gelince zincirleri bile insana konforlu gelebilir.


Susuyordu... 

Susuyor ve son dönemde yaşadıklarını düşünüyordu! 
O susunca da, her zaman olduğu gibi içindeki o ses, onunla iletişime geçiyordu!

“Daha ne istiyorsun ki?” dedi. “Ne güzel işte! Tamamen özgürsün artık. Bundan sonra ne korkman gereken bir şey, ne de hesap vermen gereken biri var!” Onun bu manidar sözlerinin ardından yüzünde acıyla karışık yarım bir gülümseme belirdi. Tam o anda da anılardan uçup gelen iki cümle beynine bir hançer gibi saplanıverdi.

Birlikte olmamızı gerçekten çok istiyorsan, önce beynindeki bazı peşin hükümleri, tanımları, korkuları yıkman gerekiyor. Yoksa bir gün onlar bu ilişkiyi yıkacak...

26 Aralık 2025

Hayat ona bakan gözlere göre anlam değiştirebilen, manası ona bakanın zihninde şekillenen büyülü bir şey.


Zaman zaman düşünür müsün hiç?

Ben, bugüne kadar;

Nelerle mücadele ettim?
Hangi zorlukların üstesinden geldim?
Hangi imkansızlıkları aştım?
Nasıl mucizeler yarattım?
Ne zaferler kazandım?

Diye...

Bir insanın yüzündeki kırışıklıklar ve çizgiler, geçmişteki mutluluk ve üzüntüleri, zafer ve yenilgileri, idealleri ve deneyimleri anlatır diyorlar.

23 Aralık 2025

Hissettiklerim ayrı, hissedemediklerim ayrı yanıyordu içimde!


Düşündün mü hiç?

İçinde taşıdığın, yaradılışının sana armağanı, kendini tanımana yardımcı olan, seni sen yapan duyguları!

Bugüne kadar kendine onların hangilerini ve ne kadarını yaşattığını...
Bundan sonra hangilerini, ne kadarını yaşamak için kendine şans tanıyacağını...

Hiç yaşanmamış olanları...
Daha yaşanmadan nasıl yaşanacağının kararı verilmiş olanları...
Eksik, yarım, sen de tutuklu kalanları...

Sence sana engel olan esas şey;

21 Aralık 2025

Geçmiş yok olduğunda insanın ömrü eksilmiyor, insanın ömrü hayatından bağımsızlaşıyordu sanki...


Uzun bir aradan sonra yeniden bir araya gelmiş olan dört kadın hararetli bir sohbetin içindeydiler. Konu dönüp dolaşmış, gelip yine anılara yani geçmişe dayanmıştı!


“Ne çok konuşuyoruz değil mi geçmiş hakkında?” dedi içlerinde yaşça en büyükleri ve devam etti. “Bence bunun sebebi onu istesek de asla bozamıyor olmamız. Düşünüyorum da. Aslında onu değiştiremiyor olmamız çok daha iyi... Yıllar geçtikçe olgunlaşarak ona dönüp tekrar bakabilmek. Dürüstçe, kendini kandırmadan. Sadece, evet sadece bakabilmek. Bence güzel olan, bizi sürekli geçmişe çeken şey kesinlikle bu!”

“Ben sana pek katılmıyorum!” diyerek ona cevap verdi içlerinde en sessiz olan, en az konuşan. “Bence insan geçmişe dönüp baktığında çoğunlukla hatalarına takılıyor. Yapmış olduğu hataların bedelini de, şimdiki zamanda çektiği acıyla ödüyor. Çektiği acı ise, o yaşadıklarını ölümsüz kılıyor. Benim pek de memnun olmadığım, tuhaf bir döngü bu. Yapacak çok da fazla bir şey de yok. Belki de söylendiği gibi, tecrübe hanemize bir çizik atıp, kaldığımız yerden aynen devam edebilmeyi becerebilmek lazım!”

20 Aralık 2025

Asla tekrarlanmaz. Yeniden yaşanır sandıkların!


 “Aşk” nedir? diye soruyorum. 

“Hangisini soruyorsun?” diye soruma bir soru ile karşılık veriyor. 

Sorusunu anlamadığımı fark edince de başlıyor bana ne demek istediğini açıklamaya;

“Bence herkes için aşkın iki tanımı vardır. Biri benim aşk kelimesine yüklediğim tanım. Yani benim aşk üzerine zihnimde biriktirdiklerim, benim aşk’a dair sahip olduğum düşüncelerim. Diğeri ise gerçek aşk. Benim aşk kelimesine yüklediğim tanımın, zihnin de düşünce kirliliği yaratmaktan başka sana hiç bir faydası olmaz. Gerçek aşk içinse ben sana sadece şunu söyleyebilirim;

19 Aralık 2025

Farkında mısın? Zihninin kalabalığı dışarıdan çok daha gürültülü!


Sence neden böyle?

Neden başkalarının yaptıkları senin için bu kadar önemli?
Neden başkalarının sana söyledikleri gerçeğin yerini alıyor?

Neden herkes haklı oluyor da, sen haklı olamıyorsun?

Neden daha önce onaylanmamış hiç bir düşünceye inanamıyorsun?

Kaynağı sen olanlara, sana ait olanlara bir türlü sahip çıkamıyorsun?

Hiç düşündün mü belki de yepyeni bir düşüncenin başlangıç noktasında sen duruyorsun!

Ama sen, sanki tüm düşüncelerin en uç noktasındaymışcasına sürekli başkalarınınkilerine inanmayı seçiyorsun!

Gerçekten istediğin bu mu senin?

17 Aralık 2025

Büyük aşklar mı vardır yoksa aşklarını büyütebilen insanlar mı?


Ne tuhaf değil mi?

İkimiz de duramıyoruz, sürekli zihnimize kayıt etmeden birbirimizi! 
Zihnimizde biriktirmekten vazgeçemiyoruz,
Paylaştığımız anları, anıları, birbirimizle ilgili hissettiklerimizi, düşüncelerimizi!

Mutluluklarımızı kaydediyoruz.
Tartışmalarımızı, öfkemizi kaydediyoruz.
Neşemizi kaydediyoruz.
Üzüntülerimizi, acımızı kaydediyoruz.

Zamanla birbirimiz hakkında ne kadar çok şeyi imgeleştirip zihnimize yığıyoruz.

13 Aralık 2025

İçinde yarım kalmış bunca şeyle, hayat her yıl biraz daha kısalıyor bir öncekinden...


Hadi, durma bir kez daha yap!
Dön ve arkana bak!

Ardında bıraktığın;
Terk ettiğin o yerlere,
Yarım bıraktığın ya da yaşamak için kendine asla şans vermediğin o ilişkilere,
İçinde düğümlediklerine, çözmeyi bugüne kadar hiç denemediklerine,
Bir bak!

Düşünüyor musun hiç? 
Bu dönüp bakmalarının en zor olanı sence hangisi olacak?

2 Aralık 2025

Hayat sana vermek istediklerini ancak, senin alma yeteneğine, senin farkındalık düzeyine göre verebilir!


Bir gün herhangi bir yerde, herhangi bir şey, 
Belki okuduğun bir kitap belki de izlediğin bir film harekete geçirir içindeki bir şeyleri.
Daha yüksek bir bilinç, farklı bir gerçeklik için artık zamanın geldiğini sana hissettirir.

Belki ilk başta bu hissettiğin şey sana, sanki bilmediğin mistik bir sırrı keşfedecekmişsin gibi gelir!

Ama aslında bu yolculuğunda keşfedeceğin şey;
Yıllardır aradığı cevapların kendi içinde var olduğunu fark eden gerçek bir “ben”dir.
 
Bu keşif yolculuğun dışarıda değil, senin içinde gerçekleşir.

Hepimiz için tamamen kendine özel ve içseldir.

Kimimizin duyduğu tek bir cümle ona yüreğinin kapısını sonuna kadar açabilir
Kimimizin gözüne değen kaçamak bir bakış, ona gerçek aşkın nasıl bir olduğunu hissettirebilir.
Kimimizin karşısına çıkan güzel bir manzara onu o anda gerçek güzelliğin kendisine, özüne ulaştırabilir.
Bir gece başını kaldırıp baktığın gökyüzü sana sonsuzluğun nasıl bir şey olduğunu hissettirebilir.