12 Ocak 2026

Zihnin gerçeği sana nasıl yansıtacağına, zihnindeki ipleri düne bağlı düşünceler karar verir.


Yaşadığımız her şeyi, zihnimizin aynasından yansıdıktan sonra kavrarken,

Zihnimiz, bildiklerini, biriktirdiklerini gerçeğin tek kaynağı yapmış,
Gerçeği sadece belleğin bulduklarıyla sınırlamışken.
 
Hayatımızın pusulası yaptığımız, eylemlerimizi, davranışlarımızı biçimlendiren düşüncelerimiz,
Zihnimizde kendi hapishanesini çoktan kurmuşken.
 
Bilme ve bilgi birbirine bulaşmış,
Koşullanmalarımız, yaşadıklarımızı sürekli zihnimizde var olan kalıplarla eşleştirirken,

Bugün gerçek sandığımız şeylerin aslında dünün bir yanılsaması olmadığını hangimiz kanıtlayabilir ki?

Kim kendi zihnini fethedip,
Onu sakin ve dingin bir hale getirip,
Geçmişin bilgisinin bozamadığı bir sessizliğe ulaşmadan,

Yaşadıklarına dair asıl gerçekleri net olarak gördüğünü söyleyebilir?

Bir insan olarak;
Kim, kimi esas gerçekleri reddetmekle suçlayabilir?
Kim kendisine bilge diyebilir?

Haşim Arıkan



Fotoğraf: Unsplash / Mohammed İdris Djoudi

Hiç yorum yok: