İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde tüm hakları saklıdır.

Bu yazım sanadır be eskici...

Selam eskici.
Söyler misin bana?
Herşeyin eskisi gerçekten çok mu değerli?
Bu yüzden mi sürekli biriktirip, bir türlü atmaya kıyamıyorsun içindekileri?
Senin için anlamını çoktan yitirmiş, acıları, öfkeleri, üzüntüleri.

Hiç düşündün mü be eskici?
Yıllardır özenle içinde biriktirdiğin o acıları, zaman zaman bir daha elden geçirmeyi.
Onların önemi, değeri yıllar boyu senin için hiç değişmez mi ki?
Yoksa sen de mi fark edemedin?
O içindeki üstüste yığılı acıların, zamanla aslında nasıl anlamlarını yitirip, birer birer duygu çöpüne dönüştüklerini. Bir süre sonra senin için ifade ettikleri değersizliği, hiçliği.
Ne tuhaf, insan hiç anlayamıyor değil mi? Bu garip oyunu kendine, zihninin düzenlediğini.

Bir düşün be eskici.
Hiç işine yarıyor mu, özenle biriktirdiğin bu duygu çöpleri?
Beyninde yer işgal edip, beynini meşgul ederek, seni asıl önemli olandan; bulunduğun andan uzak tutmaktan gayri.

Hadi eskici.
Sende çok iyi biliyorsun ki, hayat hızla akıp giden, azgın bir nehir misali.
Zaman hepimiz için çok değerli.
Vakit, anın keyfini dibine kadar çıkarabilmek için, bu tuhaf bağımlılıktan kurtulma vakti.
Hadi ayıkla at artık içindeki şu son kullanım tarihi geçmiş acıları, duygu çöplerini.
Ki…
Gelsin onların yerine sana mutluluk ve keyif verenleri.

18 Şubat 2009
Haşim Arıkan

15 yorum:

Nily dedi ki...

sonra birde eskileri alıp yerine naylon leğenler veren nayloncular vardı. birde demirciler onlar para verirdi üstelik:))

eskide olsa hepsi bir değer aslında, bütün mesele değişimi doğru ve kazançlı yapabilmekte sanırım. sevgiler..

beenmaya dedi ki...

öyle bir sarılıp sarmalanıyoruz ki eskilere, onları bıraktığımız an içimiz bomboş kalıcak ve bu boşluk yitip gidecek diye korkuyoruz belki de...

tutsak dedi ki...

İki zen rahibi yolda yürümektedirler.
Bir derenin kenarına gelirler ve tam karşıya geçmek üzereyken yanlarına bir kadın gelir ve suya giremediğini söyler ve onlardan kendisini karşıya geçirmelerini rica eder. Rahiplerden birisi hemen itiraz eder ''olmaz'' der,''bizim hocamız bir kadına dokunmamızı yasakladı''.Diğer rahip se biraz düşünür ve kadını sırtına alarak karşıya geçirir ve sonra yollarına devam ederler. Günler sonra hocalarının yanına varmak üzereyken, birinci rahip kadını karşıya geçirene dönerek ''Kusura bakma ama ben senin yaptığını hocamıza bildirmek zorundayım çünkü sen bir suç işledin'' der. ''Söyleyebilirsin yalnız karşıya geçtiğimizde ben kadını orada bıraktım ama sen hala taşıyorsun ''der. Ne ağır yüklerdir geçmişten taşıdıklarımız. Yol uzadıkça da artmasalar bile ağırlaşırlar.
Sevgiler

Fatih Altay dedi ki...

hepimiz birer eskiciyiz haklısın ama kullanmasakda degerlerini sebeplerini yitirselerde o duygu çöpleri deilmi bizi biz yapan?

yaşadıgımız acılar, sevinçler, gözyaşları, mutluluklar hepsinin toplamı deilmiyiz biz?

Brajeshwari dedi ki...

Eskiyen gidiyor zaten.. Onları tutmak çöp evler yaratıyor..Tecrübe ve iç görü kazandıran araçlar onlar bize sadece.. Her güne, "hiç"birşey olarak, hiçbirşeye sahip olmadan, sahip olduklarının varlığından sen olmadan yeniden doğmak gerekli...

Sevgilerimle...

Filiz dedi ki...

Peki eni konu eskici sayılanlar için kolay bir yöntem varmıdır acaba ?
İnsan düşünmeden edemiyor..
Nedir bunun kolayı ?
Şiddetle keyif ve mutluluk verenlere ihtiyacı olanlara kolaylıklar diliyorum.
Tabi kendimede :)

sufi dedi ki...

O eskiler değil mi bizleri biz yapan, bizlerden daha anlayışlı daha arif, daha hoşgörülü yeni bizler yapan.O eskilere teşekkür ediyor, acıları hüzünleri bağışlıyor ve evrene emanet ediyorum onları sevgiyle.Dilek.

Maryjade dedi ki...

aslinda hepimizin icinde bir eskici yok mu? Ve hepimiz ara sira o eskilere bir göz atmiyor muyuz? Eskilerimizle varolmus yeni bizler degil miyiz biraz? Elinize saglik...

Tuana dedi ki...

Son kullanma tarihi geçmiş acıları hep yenilemeye çalışarak yaşamaktandı belki de bunca karmaşa...

Nilambara dedi ki...

Evren boşlukları sever ve hemen onları doldurur ya, yeniye yer açmak için eskileri bırakmak gerek, huzura yer açmak için huzursuzluk kaynaklarını geçmişte bırakmak gerek, bizi biz yapan ve misyonunu tamamlayıp işi bitmiş olanı minnetle salıvermek gerek ki bizi geliştirecek olan yenilere yer açılsın...
içinde bulunduğumuz değişim dönemlerinin en önemli etkisi "düşüncelerimizin gerçekleşme hızı"... bir "niyet" çok büyük bir değişim, çok büyük bir adım...

"Gelsin onların yerine sana mutluluk ve keyif verenleri..."

Haşim Arıkan dedi ki...

Nily&Beenmaya@ Bana sanki yaşadıklarımızın özü ve posasını birbirine karıştırıyoruz gibi geliyor. Posalarının her geçen gün sırtımızda biraz daha ağırlaştığını fark edemiyoruz. Özü zaten bize dönüşüveriyor fark ettiğimiz anda. Hiç bir ağırlığı ve acısı olmadan. Sevgilerimle:))

Tutsak@ Ne güzel bir öykü bu. Çok teşekkürler. Sevgilerimle:))

Fatih Altay@ Yaşadıklarımızın içinde bizim için gizlenmiş özlerin bir toplamıyız. Eğer o özü bulup alabiliyorsak tabi. Onların bize yaşattığı, yıllar boyu yaşamaya devam etmek için bir türlü bırakmadığımız acıların toplamı değiliz tabiki benim inandığım masala gore:)) Sevgilerimle

Brajeshwari@ Ne güzel söylemişsin. Bana hiç söz kalmamış. Sevgilerimle:))

Filiz@ Sevgili Filiz benim inandığım masal bu konuda ne söylüyor biliyor musun? Eskicilikten kurtulabilmen için önce acılarınla iletişime geç diyor. Onların hala içimizde olma nedenlerini onlardan ögren. Gitmek için bizden ne istediklerini, ne beklediklerini onlara sor. Verdiğin cevapların doğruluğunu hislerinle kontrol et. Kendine kurduğun tuzaklara düşme. Dürüst içsel cevaplarına ulaştıktan sonra onlara sevgi ve sefkat göster. Sen onlara bu iyi davranırsan, onları anlamaya çalışırsan onlar da bir süre sonra sana veda edeceklerdir. Sevgilerimle:))

Sufi@ Ne güzel bir şey onlara teşekkür edip, onları bağışlayarak evrene emanet edebilmek. Harika. Sevgilerimle:))

Maryjade@ Eskilere hatırlamak için gülümseyerek bakabilmek tabi ki güzel. Ama onları her hatırladığında tekrar tekrar acı çekmek? İkisi çok farklı değil mi? Sevgilerimle:))

Tuana@ Onları yanlış kodlamamız galiba buna en büyük sebep. Çok teşekkürler. Sevgilerimle:))

Nilambara@ Ne güzel anlatmışsın herşeyi sevgili nilambara. Harika. Çok teşekkürler:)) Sevgilerimle

Filiz dedi ki...

İnandığınız masallara inanmaya başladım sanki. Zaman gösterecek. Sanırım Sufinin yaptığı gibi onları bağışlayıp evrene teslim etmenin zamanı geldi..

Beni anlayıp bu kadar uzun cevap verdiğiniz için teşekkür ediyorum.

Siz inandığınız masallara inanmaya devam edin. Anladım ki doğru yoldasınız....

Sevgiyle kalın, dost kalın...

Haşim Arıkan dedi ki...

Çok teşekkürler. Sevgilerimle:))

özlem dedi ki...

İçinde yaşamakta olduğumuz an da eskiyecek bir gün.

Haşim Arıkan dedi ki...

Zaten onun için eskimeden tadını çıkarmak lazım değil mi? Sevgilerimle:))

Bumerang - Yazarkafe
Related Posts with Thumbnails
Copyright © 2006-2015 Haşim Arıkan

İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.
Alıntılanan sadece yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde tüm hakları saklıdır.
Bu blogda yer alan tüm müzik, fotoğraf ve diğer telif hakkı içeren içerikler salt tanıtım amaçlıdır.

İletişim-1: inandigimmasallar@yahoo.com
İletişim-2: hasimarikan@hasimarikan.com