Düşündün mü hiç?
Kendine dair bildiğinin kaç şey, gerçekten sana ait?
Kaçını ailen ezberletti sana?
Kaçını yaşadığın o hayal kırıklıkları yarattı?
Kaçını korkuların şekillendirdi?
Kaçını başkalarının sana söyledikleri zihnine yazdı?
Kaçını yaşadığın o hayal kırıklıkları yarattı?
Kaçını korkuların şekillendirdi?
Kaçını başkalarının sana söyledikleri zihnine yazdı?
Kaçı aile geçmişinden sana doğru aktı, hayatına nüfuz
etti, benliğine yayıldı?
Kaçı yaralı bir çocuğun aklıyla, çocukluğunda yaratıldı?
Belki yıllardır güçlü olduğunu zannediyorsun!
Belki de sadece kırılmaktan korktuğun için her şeyi tek başına yapıyorsun.
Belki yıllardır iyi biri olduğunu düşünüyorsun!
Belki de sadece başkaları tarafından reddedilmek istemiyorsun.
Belki yıllardır cesur olduğunu sanıyorsun.
Belki de sadece bazı duyguları hissetmeye bir türlü cesaret edemiyorsun.
İnsan kendini ararken ilk önce kendine dair inandığı
hikâyelere çarpıyor!
Ve bu hikayelerdeki yanılsamalarının içinden geçmek zorunda kalıyor.
Kendine ulaşabilmek için önce,
Ne olduğunu değil,
Ne olmadığını görmesi,
Kendinde, kendisi olmayanları ayıklaması gerekiyor.
Kim olmadığını anladığında, gerçekte kim olduğu da kendiliğinden
ortaya çıkıyor.
Karmaşık geliyor kimi insana bu keşif yolculuğu…
Onu zorlayabiliyor…
Yalnız hissettirebiliyor…
Kaybolduğunu düşündürebiliyor!
Ama en sonunda,
Çok iyi bildiği, ama bildiğini bilmediği bir yere ulaştırıyor insanı bu yolculuk.
Çünkü;
İnsanın kendini bulması,
Başkaları tarafından olduğuna inandırıldığı, olması
gerektiğini düşündüğü yeni birine dönüşmesiyle değil;
Başından beri olduğu kişiyi hatırlamasıyla mümkün oluyor.
Haşim Arıkan
Kaçı yaralı bir çocuğun aklıyla, çocukluğunda yaratıldı?
Belki de sadece kırılmaktan korktuğun için her şeyi tek başına yapıyorsun.
Belki de sadece başkaları tarafından reddedilmek istemiyorsun.
Belki de sadece bazı duyguları hissetmeye bir türlü cesaret edemiyorsun.
Ve bu hikayelerdeki yanılsamalarının içinden geçmek zorunda kalıyor.
Ne olduğunu değil,
Ne olmadığını görmesi,
Kendinde, kendisi olmayanları ayıklaması gerekiyor.
Yalnız hissettirebiliyor…
Kaybolduğunu düşündürebiliyor!
Çok iyi bildiği, ama bildiğini bilmediği bir yere ulaştırıyor insanı bu yolculuk.
Başından beri olduğu kişiyi hatırlamasıyla mümkün oluyor.
Fotoğraf: Unsplash / Eduardo Salvatierra

Yorumlar