Sen sadece kahveni, çayını al ve uğra, ben her sabah 07:00'de yeni bir yazıyla buradayım.

30 Ağustos 2025

İlişkilerimiz bize hep geçmişimiz hakkında konuşur, hala göremediklerimizi bize anlatır durur!


Acaba geçmişimize dair gerçekleri görmek için kaç deneyim bırakmalıyız ardımızda?
Kaç farklı tekrar yaşamalıyız, farklı zamanlar da, farklı insanlarla, farklı mekanlarda!

Hayatımızda neden hep aynı gerçeklikleri yaratıp duruyoruz?

Niçin hep benzer insanlara, benzer ilişkilere tutunuyoruz?
Bizi çevreleyen sonsuz olasılıklar denizinde nasıl oluyor da durmadan hep aynı gerçeklere ulaşıyoruz?

Düşünüyorum!
Hayatım üzerinde kontrolümün olmadığı fikrine acaba ne zaman, neden kapıldım?
Sürekli geçmişten beslenen zihnimin bana gösterdiği yolun dışında kalanları, ne zamandan beri ben yok saydım?

Bilincimi, irademi kullanmaktan vazgeçip hayatımın yönetimini ne zamanda beri zihnime bıraktım.

Düşünüyorum!

Eğer gerçekten ister, bunu kendi hayatlarında gerçekleştirmiş olan insanların söylediklerine kulak verip, onlardan ihtiyacım olan desteği almayı seçersem;

Hangi duygumun, geçmişte karşılanmamış hangi ihtiyacımdan dolayı ortaya çıktığını bulamaz mıyım?

Geçmişte yaşadığım olayların içerisine gömülü anlamları bugünkü bilincimle görmeye başlayamaz mıyım?

Yaşadığım deneyimi neden yaşadığımı, karşımdaki insanın bende neyi tetiklediğini bu deneyimin neyi anlamama hizmet ettiğini ben bulamaz mıyım?

Korku temelli senaryolar üretme kabiliyeti olan bir zihne sahip olduğumun bilinciyle, hayatı zihnimi yöneterek yaşayamaz mıyım?

Neyim ben?
Kendimi hangisine inandırmalıyım?

Ben geçmişin bir kurbanı mıyım?
Yoksa ben geleceğimin mimarı mıyım?

Ben, geçmişimin anlamını bugünde değiştirip, k
endime yeni bir gelecek yazamaz mıyım?


Haşim Arıkan


Fotoğraf:  Pexels / Andrea Piacquadio
 

Hiç yorum yok: