Ana içeriğe atla

Kimlerin gölgesi üzerime düşse acaba kendimi daha iyi hissederdim!


Bazen düşünüyorum!

Ben harekete geçmek için neyi bekliyorum ?
Çaresiz olduğum için mi onu bekliyorum,
Onu beklediğim için mi böyle çaresizim!
Bulamıyorum!

Bazen birini arıyorum!
İçinde eriyip tamamen yok olacağım, kendimden kurtulacağım birini…

Sonra bir gün yeniden kendime dönmek ister miyim diye düşünüyorum! 
Ya kendime geri döndüğümde kendime yabancılaşırsam korkusu kaplıyor içimi!
Kaçıyorum uzaklaşıyorum hızla, bana doğru yaklaşmakta olandan!

Bazen kızıyorum herkese!
Beni böyle tek başıma, yalnız bıraktıkları için…
Yanımda kimler olsaydı hissettiğim bu yalnızlık benden uzaklaşırdı merak ediyorum…
Kimlerin gölgesi benim üzerime düşse kendimi daha iyi hissederdim…
Bunları düşününce keyfim kaçıyor, kızıyorum yine kendime!

Bazen ansızın neşeleniyorum!
İçimde hissettiğim o büyük boşluğu saklamak, etrafıma fark ettirmemek için.
Çabuk yoruluyor duygularım onları zorladığım böyle zamanlarda, 
Bir süre sonra hepsi beni terk ediyor!
O büyük boşluğa bu defa daha yüksekten, daha sert düşüyorum, 
Bir tarafım yukarıda bir tarafım aşağıda kalıyor, acıyor canım, korkuyorum.

Bazen sevildiğimi hissetmek istiyorum!
Sevgi açlığımı en azından bir süreliğine doyurabilmek…
Sevgi insanın karşısına rastgele mi çıkar, insan aradığında mı onunla karşılaşır bilemiyorum. Ama ara sıra bana da rast gelsin, karşıma çıksın istiyorum…
Sevgiyi sevilirken öğrenmek, sevilmenin nasıl bir şey olduğunu onu hissederek keşfetmek istiyorum…

Anne ve babasının kapısında yıllardır bekleyen küçük bir çocuğu takılıyor gözüm!
Gülümseyerek ona doğru yaklaşıyorum…

Burada artık boşuna bekleme, hala sana vermelerini beklediğin şey eğer onlarda olsaydı sana onu çoktan verirlerdi diyorum…

Sarılıyorum ona sımsıkı, kucaklıyorum onu yoğun bir sevgiyle, yalnız olmadığını, artık yanında benim olduğumu, bundan sonra onunla benim ilgileneceğimi söylüyorum…

Gölgem düşüyor üzerine, bunu fark edince rahatlıyor, bir gülümseme yayılıyor onun da yüzüne.

Tutuyorum elinden, hadi gel diyorum hangi duygu(sal) çekmecelerimizin boş olduğuna bakalım, o çekmeceleri biz birlikte doldurmaya başlayalım seninle…

Haşim Arıkan


Fotoğraf : Unsplash / Mauro Lima

Yorumlar

Popüler Yayınlar

İnsanlar karşısındakilerin sözlerine değer vermezlerse, gerçekler onlara o sözlerden daha yüksek sesle konuşmaya başlar...

Zamanın adının daha zaman olmadığı zamanlardı o zamanlar. Çok azdı yeryüzünde, kendisine “insan” adı verecek olan canlılar. O zamanlar hepsi Adem ve Havva’dan olma birer masum canlıydılar. "Kardeştiler , arkadaştılar, akrabaydılar,   dosttular" Zaman dedikleri şey akmaya başladı. Çoğaldılar. Dünyanın dört bir yanına dağıldılar.

Bu dünyaya asla öylesine gelmedin. Ve bir gün asla öylesine veda edip gitmeyeceksin...

Düşündün mü hiç? Seni her sabah yatağından neyin uyandırdığını? Her gün nereye doğru, neden gitmekte olduğunu? Yaşadığın hayatın ne için yaşandığını? Varlığının yaşamın bir yerinde, bir şeyleri hiç değiştirip değiştirmediğini? Adına yaşam denilen bu büyük armağanın sana neden verilmiş olabileceğini? Düşündün mü hiç? Bugüne kadar acaba kimlerin yaşamlarına dokundun? Bu dokunuşlarınla onların hayatında neleri değiştirdin? Sevginle nelerin değerini çoğalttın? Kimlerin seni gördüğünde içi neşeyle doldu? Kimlere her zaman sevip, anlamlarını hiç bir zaman değiştirmek istemeyecekleri neleri sen yaşattın? Kimlerin kendilerini açığa vurabilmelerine, gerçekte kim olduklarını anlayabilmelerine sen yardım ettin? Kimler senin mutluluğunu görüp, kendi mutlulukları için cesaretlendi? Kimler senin sayende kalplerindeki gerçek duyguların o muhteşem enerjisini hissetti? Düşündün mü hiç? Varlığınla, eylemlerinle dünyada nasıl bir fark yarattın? Hangi gerçekliklerin yaratılışında sen ...

Bu aralar ne çok ihtiyacım var...

Bu aralar ne çok ihtiyacım var susmaya, yalnız kalmaya. Her şeyden, herkesten uzaklaşmaya. Kendimle başbaşa bir yolculuğa çıkmaya. Onunla arkadaş olup, birlikte uzun yürüyüşler yapmaya. Çatışmadan, çekişmeden onu anlamaya çalışmaya. Bu aralar ne çok ihtiyacım var sessizliğe. Yüreğimle, beynimi yeniden bir araya getirmeye. Güçlü görünmeye çalışmak yerine kendimi güçlü hissedebilmeye. Hiç bir şeye yetişmek için acele etmemeye. Hiç bir şey için mücadele etmemeye. Hiç bir şey için kendimi zorunluymuş gibi hissetmemeye. Bu aralar ne çok ihtiyacım var hareketsizliğe. Bedenimin peşinden koşmaktan yorulan ruhumu, bedenimle yeniden bütünleştirmeye. Zihnimde biriken tortular beni sessizce terk ederken, yüreğimin yenilerin heyecanı ile titremesine. Bu aralar ne çok ihtiyacım var kendime... Sanki ilk defa karşılaşıyormuşuz gibi, onu tanımsız, kuralsız, koşulsuz görebilmeye, dinleyebilmeye. Ona olan sevgimi yüreğimde hissedebilmeye. Mutluluğum için kendimi yeniden harekete g...