Ana içeriğe atla

Doğru kararlar tecrübeden gelir ama tecrübe de kötü kararlardan oluşur unutma!

 

Keşke ile başlayan cümlelerimi terk ediyorum artık.

Bırak diyorum tecrübe olsun yaşadıkların sana.
Doğru kararlar tecrübeden gelir ama, tecrübe de kötü kararlardan oluşur unutma!

Sen ne yaparsan yap, başka hayatlarda gördüğün her şeyin senin de başına gelme ihtimali var, hayata kızıp kendini bu kadar çok hırpalama.

Hayatta olması gerekenler, bugüne kadar hep oldu, oluyor, olmaya devam edecekler sen ne kadar onlara engel olmaya çalışsan da.

Olması gerekenler her zaman hiç hesapta yokken olmalarıyla meşhurdurlar, insana ait hiç bir şeyi kendinden çok uzaklarda sanma.

Hayatının yönetebildiğin tarafında olsun aklın, gözlerin;

Seni görmek istemeyenlere görünmek için çalışma!

Seni duymak istemeyenlere konuşma!

Seni aşağıya çekenlerin ipiyle inme kuyuya!

Sevmiyorlarsa seni onlara kendini zorla sevdirmek için çabalama!

Yok sayıyorlarsa seni onların yanında durma!


Aidiyeti, ait olmadığın yerlerde arama!

Senin de kusurların var elbet her insan gibi.

Kabul et, 
Bugün sahip olduğun anlam, 
Bugün seni herkesten farklı yapan şeyler, 
Bugün sahip olduğun yetenekler, 
Belki de hepsi senin bu kusurlarında.

Kusursuz olmaya çalışırsan sen de çoğunluklara benzeyeceksin.
Bu gerçeği sakın unutma.


Haşim Arıkan




Fotoğraf : Unsplash / Mr Tiger




Yorumlar

Popüler Yayınlar

İnsanlar karşısındakilerin sözlerine değer vermezlerse, gerçekler onlara o sözlerden daha yüksek sesle konuşmaya başlar...

Zamanın adının daha zaman olmadığı zamanlardı o zamanlar. Çok azdı yeryüzünde, kendisine “insan” adı verecek olan canlılar. O zamanlar hepsi Adem ve Havva’dan olma birer masum canlıydılar. "Kardeştiler , arkadaştılar, akrabaydılar,   dosttular" Zaman dedikleri şey akmaya başladı. Çoğaldılar. Dünyanın dört bir yanına dağıldılar.

Bu dünyaya asla öylesine gelmedin. Ve bir gün asla öylesine veda edip gitmeyeceksin...

Düşündün mü hiç? Seni her sabah yatağından neyin uyandırdığını? Her gün nereye doğru, neden gitmekte olduğunu? Yaşadığın hayatın ne için yaşandığını? Varlığının yaşamın bir yerinde, bir şeyleri hiç değiştirip değiştirmediğini? Adına yaşam denilen bu büyük armağanın sana neden verilmiş olabileceğini? Düşündün mü hiç? Bugüne kadar acaba kimlerin yaşamlarına dokundun? Bu dokunuşlarınla onların hayatında neleri değiştirdin? Sevginle nelerin değerini çoğalttın? Kimlerin seni gördüğünde içi neşeyle doldu? Kimlere her zaman sevip, anlamlarını hiç bir zaman değiştirmek istemeyecekleri neleri sen yaşattın? Kimlerin kendilerini açığa vurabilmelerine, gerçekte kim olduklarını anlayabilmelerine sen yardım ettin? Kimler senin mutluluğunu görüp, kendi mutlulukları için cesaretlendi? Kimler senin sayende kalplerindeki gerçek duyguların o muhteşem enerjisini hissetti? Düşündün mü hiç? Varlığınla, eylemlerinle dünyada nasıl bir fark yarattın? Hangi gerçekliklerin yaratılışında sen ...

Bu aralar ne çok ihtiyacım var...

Bu aralar ne çok ihtiyacım var susmaya, yalnız kalmaya. Her şeyden, herkesten uzaklaşmaya. Kendimle başbaşa bir yolculuğa çıkmaya. Onunla arkadaş olup, birlikte uzun yürüyüşler yapmaya. Çatışmadan, çekişmeden onu anlamaya çalışmaya. Bu aralar ne çok ihtiyacım var sessizliğe. Yüreğimle, beynimi yeniden bir araya getirmeye. Güçlü görünmeye çalışmak yerine kendimi güçlü hissedebilmeye. Hiç bir şeye yetişmek için acele etmemeye. Hiç bir şey için mücadele etmemeye. Hiç bir şey için kendimi zorunluymuş gibi hissetmemeye. Bu aralar ne çok ihtiyacım var hareketsizliğe. Bedenimin peşinden koşmaktan yorulan ruhumu, bedenimle yeniden bütünleştirmeye. Zihnimde biriken tortular beni sessizce terk ederken, yüreğimin yenilerin heyecanı ile titremesine. Bu aralar ne çok ihtiyacım var kendime... Sanki ilk defa karşılaşıyormuşuz gibi, onu tanımsız, kuralsız, koşulsuz görebilmeye, dinleyebilmeye. Ona olan sevgimi yüreğimde hissedebilmeye. Mutluluğum için kendimi yeniden harekete g...