İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde tüm hakları saklıdır.

Bir beyaz atlı şövalye masalı...

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, kaf dağının ardında bir yerde beyaz atlı bir şövalye yaşarmış. Beyaz atlı şövalye bir gün taşrada gezerken yardım isteyen bir kadının çığlığını duymuş. Hemen harekete geçmiş. Atını dörtnala kadının çığlıklarının geldiği tarafa yani kadının bir ejderha tarafından hapsedildiği şatoya sürmüş.Ve hemen şatoya dalıp kılıcını çekmiş, ejderhayı öldürmüş. Kurtardığı bir prensesmiş ve prenses onu sevgiyle kucaklamış. Birlikte şatodan dışarı çıkarlarken prensesin ailesi ve kasaba halkı onu sevinçle karşılayıp, kutlamışlar. Hep birlikte beyaz atlı şövalyeyi kasabalarında yaşamaya davet etmişler ve onu kahraman ilan etmişler. Şövalye ve prenses kısa bir süre içinde birbirlerine aşık olmuşlar.

Derken bir ay sonra bizim soylu şövalyenin bir başka sefere çıkması gerekmiş. Dönüşünde yine sevgili prensesinin çığlıklarını duymuş. Bu sefer de başka bir ejderha şatoya saldırmış. Şövalye yine yetişmiş ve ejderhayı öldürmek için kılıcını çekmiş. Kılıcını sallamadan önce prenses kuleden seslenmiş. “Kılıcını kullanma, kement at. Daha çok işe yarar.” Ona kementi fırlatıp nasıl kullanacağını anlatmış hemen. Şövalye de onun söylediklerini harfiyen yerine getirmiş. Kementi ejderhanın boynuna dolayıp sıkıca çekmiş. Ejderha ölmüş ve herkes yine çok sevinmiş. Kutlama şöleninde şövalye kendisinin aslında bir şey yapmadığını düşünüyormuş ve mutsuzmuş. Kılıcını değil de prensesin kementini kullandığı için kendini kasabanın bu güven ve hayranlığına layık görmemekteymiş. Olaydan sonra hafif depresyona girmiş.

Aradan bir ay geçmiş ve yeni bir yolculuğa daha çıkması gerekmiş. Kılıcını alıp giderken prenses ona dikkatli olmasını ve kementi de yanına almasını söylemiş. Eve dönerken yine şatoya saldıran bir ejderhayla karşılaşmış. Bu kez elinde kılıcı koşarken duraklamış, belki de kementi kullanması gerektiğini düşünmüş. Bir anlık duraksama sırasında ejderha ağzından ateş püskürtüp onun sağ kolunu yakmış. Kargaşa sırasında başını kaldırmış ve prensesin şatonun penceresinden kendisine el salladığını görmüş.” Zehiri kullan” diye seslenmiş prenses. “Kement işe yaramıyor” Ona elindeki zehiri fırlatmış, o da bunu ejderhanın ağzına döküp onu öldürmüş. Herkes yine bunu büyük bir sevinçle kutlamış ama bizim beyaz atlı şövalye utanmaktaymış. Girdiği depresyonun şiddeti biraz daha artmış.

Bir ay sonra yine yeni bir yolculuğa daha çıkması gerekmiş. Kılıcını almış giderken, prenses ona dikkatli olmasını, kementle zehiri de yanında götürmesini hatırlatmış. Şövalyenin bu önerilere canı çok sıkılmış ama yine de söyleneni yapmış. Bu kez yolculuğu sırasında başka bir kadının yardım çığlıklarını duymuş. Ona yardıma koşarken, depresyonu geçmiş ve kendini güvenli, enerji dolu hissetmiş. Ejderhayı öldürmek için kılıcını çekerken duraklamış. Kılıcı mı, kementi mi, yoksa zehirimi kullanmalıyım diye düşünmüş. Prenses olsa ne derdi diye düşünüp bir an kalakalmış? Kafası karışmış. Sonra prensesi tanımadan önce, yalnızca kılıç taşıdığı günlerde kendini nasıl hissettiğini anımsamış. Ejderhayı kılıcı ile öldürmüş, kasaba halkı bu işe çok sevinmiş.

Beyaz atlı şövalye bu kasabaya yerleşmeye karar vermiş. Zaman içinde kurtardığı yeni prensesin kementler ve zehirler konusunda hiç bir şey bilmediğinden emin olunca da onunla evlenmiş.

Gökten çok elma düşmüş. Biri bu masalı bana öğreten John Gray’e, kalanıda bu masalı okuyup, John Gray'in ne anlatmaya çalıştığını keşfeden bizlere......

01 Ekim 2007
Haşim Arıkan

1 yorum:

Arzu Breda dedi ki...

Sevgili Haşim,

Ben masalı, günümüze ve ülkemize uyarlayarak hayal ettim. Ancak, benim ülkemde masaldakinine uymayan bazı terslikler var.

Bir şövalye var ama, henüz aklı başına gelmemiş. Bir sürü ejderha tarafından çembere alınmış. Bunlarla mücale etmek için ise, halen başkasının gösterdeği yöntemleri kullanmaya çalışıyor. Kendi gücünün farkında değil.

Bu şövalyenin aklı başına gelmediği takdirde sonu kaçınılmaz. Ya cesaretini toplayıp, kendi gücünü kullanmalı, ya da ejderhalara karşı başka bir şövalyenin ortaya çıkması gerekecek.

Bu ülke, zor zamanlarda kendi gücünden emin, cesur şövalyeler çıkarabileceğini her zaman göstermiştir.

Sevgiyle kal...

Bumerang - Yazarkafe
Related Posts with Thumbnails
Copyright © 2006-2015 Haşim Arıkan

İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.
Alıntılanan sadece yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde tüm hakları saklıdır.
Bu blogda yer alan tüm müzik, fotoğraf ve diğer telif hakkı içeren içerikler salt tanıtım amaçlıdır.

İletişim-1: inandigimmasallar@yahoo.com
İletişim-2: hasimarikan@hasimarikan.com